Ankara, 28.10.2008
BASIN BÜLTENİ
SAĞLIKTA DÖNÜŞÜMÜN BEDELİNİ HASTALAR VE ECZACILAR ÖDÜYOR!
Türk Eczacıları Birliği Başkanı Ecz.Erdoğan ÇOLAK, Genel Sağlık Sigortası Yasası ve Sağlık Uygulama Tebliği?nin 1 Ekim?de yürürlüğe girmesi ile birlikte eczanelerden ilaç temini konusunda yaşanan sıkıntılar ve eczanelerde oluşan kuyruklar konusunda, basın mensupları tarafından yöneltilen sorulara yanıt verdi:
---Eczanelerden ilaç temini sırasında oluşan kuyrukların sebebi nedir?
Üyelerimizin, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık yardımı karşılanan kişilere ait reçeteleri karşılarken, Kurum provizyon sisteminden onay almaları gerekmektedir. Ancak, SGK Provizyon sistemi düzenli ve etkili biçimde çalışmadığından, ayrıca kesintisiz hizmet veremediğinden, serbest eczanelerimizin onay alarak reçete karşılaması her zaman mümkün ve hızlı biçimde olmamaktadır.
Eczanelerimiz, 01.10.2008 tarihi öncesinde, hastaları bekletmemek için sistemden provizyon onayı alınmadan da reçete karşılamakta idi. Ancak, 1 Ekim tarihinde yürürlüğe giren 2008 Yılı Sağlık Uygulanma Tebliği ile, hastalar tarafından ödenecek olan muayene katkı payı tutarları, hastanın muayene olduğu sağlık kuruluşuna göre basamaklandırılmıştır. Buna göre, eczane tarafından, Kuruma aktarılmak üzere tahsil edilecek muayene katkı payları ikinci basamak resmi sağlık kurumlarında 3 YTL, eğitim ve araştırma hastanelerinde 4 YTL, üniversite hastanelerinde 6 YTL, özel sağlık kurum ve kuruluşlarında 10 YTL olarak düzenlenmiştir.
Yine 2008 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği ile getirilen bir diğer değişiklik, eşdeğer ilaç uygulaması ile küçük ambalaj uygulamasının harmanlanmış bir şeklidir. Bu uygulama ile, hastanın normalde kullanmakta olduğu ilacının yerine, piyasada daha küçük ambalaj formuna sahip başka bir ilaç var ise, eczacı tarafından küçük ambalajın verilmesi kuralı getirilmiştir. Tüm ilaçlara ait eşdeğer formlar, eczacı tarafından ancak provizyon sistemine girilerek görülebilmektedir. Provizyon sisteminin çalışmadığı hallerde, eczanelerde ilaç temini için hasta kuyrukları oluşmaktadır.
---Muayene katkı payları tutarlarını ve eczanelerden tahsil edilmesi uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Hastaların bu katkı payını hem hastaneye, hem de eczaneye ödedikleri belirtiliyor, bu doğru mudur?
Hastalar tarafından muayene katkı payı ödenmesi uygulaması, SSK Hastanelerinin devri ve SSK?lılarının serbest eczanelerden ilaç temin etmesi uygulaması ile başlatılmıştır. Amaçlanan, geçiş sürecinde ilaç temin hizmetinin aksamaması amacıyla, sınırlı bir sigortalı grubu için muayene katkı payının eczanelerden tahsil edilerek Kuruma aktarılmasıdır. Ancak, uygulamanın başladığı 2005 yılından bu yana kapsamı genişletilmiş, muayene katkı payı tutarları da yükseltilmiştir.
Gelinen noktada, muayene katkı payı tutarları hastalarımızın ödemekte zorlanacağı yüksek tutarlara çıkarılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kullanılmakta olan MEDULA sistemi aracılığıyla, hastanın muayene işlemleri sisteme aktarılmakta, bu tutarlar, hastanın reçetesinin eczane tarafından sisteme girilişinde, birikmiş olarak ekrana yansımaktadır.
Hastalar tarafından, muayene oldukları sağlık kurum/kuruluşunda, %30 tutarında bir katılım payı tahsil edilmesinin ardından, eczaneden ilaç temini sırasında da muayene katkı payı alınması, hastalarda iki defa muayene katkı payı ödedikleri izlenimini yaratmaktadır. Ancak bu uygulama ile, eczane tarafından tahsil edilen tutar, fatura döneminde Sosyal Güvenlik Kurumu?na aktarılmaktadır.
Türk Eczacıları Birliği olarak, muayene katkı payının eczanelerden tahsil edilmesi uygulamasını doğru bulmuyoruz. Varılan noktada, çok geniş bir sigortalı grubundan ve yüksek tutarlarda muayene katkı payı tahsili, serbest eczanelerin üzerinde mali yük oluşturan bir uygulamadır. Hastalar tarafından bu payın kredi kartı ile ödenmesi, tutar karşılığında kasa fişi istenmesi, üyelerimizin, vermedikleri bir hizmetin karşılığında vergi ödemek durumunda kalması ile sonuçlanmaktadır. Bu uygulama sonlandırılmalı, muayene katkı payları ilgili sağlık kurum/kuruluşundan tahsil edilmelidir.
---Hastalar tarafından uzun süredir kullandıkları ilaçları, şu anda eczanelerden temin edemedikleri ifade ediliyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Sosyal Güvenlik Kurumu, 01.10.2008 tarihinde, küçük ambalaj uygulamasına benzer bir uygulama başlatarak, raporsuz hastalarda ilaçların piyasada bulunan en küçük ambalaj formlarının verilmesi esasını getirmiştir. 22 Ekim tarihinde yayımlanan revizyon ile de, küçük ambalaj ve eşdeğer ilaç uygulamasının harmanlanmasıyla oluşan yeni bir uygulama başlatılmıştır. Buna göre bir ilacın, kendisinden daha küçük ambalaj formuna sahip bir eşdeğeri olması durumunda, reçetede yazılı ilaç verilememektedir.
İlacı sadece bir kutu ve içindeki ilaç miktarı olarak değerlendiren, hasta uyuncunu ve farmakoekonomiyi hiçe sayarak, altyapısı düşünülmeden uygulamaya konulmuş bu uygulama, hastalar ile eczacıları karşı karşıya getiren, sürtüşmelere ve ilaç temininde sıkıntılara neden olan bir uygulamadır.
---Uygulama değişiklikleri ile ilgili neler yapmayı düşünüyorsunuz?
2008 SUT, yayımlandığı tarihten iki gün sonra, herhangi bir geçiş süreci tanınmaksızın, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdi. Biz, Türk Eczacıları Birliği olarak, 1 Ekim?den bu yana, SUT uygulamaları ile ilgili olarak yaşanan aksaklıkları Kuruma aktardık ve çözüm önerilerimizi sunduk. Yetkililer tarafından sorunların, yayımlanacak revizyon ile çözümleneceği ifade edilmesine karşılık, 22.10.2008 tarihinde yayımlanan revizyon, küçük ambalaj ve eşdeğer uygulamasını da getirerek, daha büyük sorunlar yaşanmasına neden oldu. Uyarılarımıza rağmen, hiçbir değişiklik olmadığını üzülerek görüyoruz.
Varılan noktada, gerek Kurum provizyon sisteminin düzgün çalışmaması, gerek farmakoekonomi ve iyi eczacılık uygulamaları gözetilmeden yürürlüğe konulan uygulamalar, gerekse, eczacıların görevi olmayan uygulamaların kendilerine yüklenmesi gibi konularda, yaşanan aksaklıkları kamuoyu ile paylaşma kararındayız.
Yetkilileri, yaşanan sorunların çözümlenmesi noktasında göreve çağırıyor, her geçen gün tepkimizin artarak devam edeceğini bildiriyoruz. Bizler sağlık hizmetinin ücretsiz olmasından yana olan sağlık çalışanları olarak hasta ve eczacıyı mağdur eden, sağlık hizmetini pahalılaştıran, bunun bedelini de hasta ve eczacıya ödeten uygulamalara seyirci kalmayacağız.
TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ
BASIN BÜROSU
