Değerli basın mensupları,
Türk serbest eczacılığı tarihinin en zor günlerini geçiriyor.5 Kasım?da yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği ile ilaçların kamu kurum iskontoları yaklaşık % 7,5 arttırılmış , diğer yandan10 Kasım?da İlaç Fiyat Kararnamesi yayınlanarak referans fiyat yüzde 66?dan 60?a indirilerek ilaç fiyatları bir kez daha düşürülmüş ve hastanın cebinden ilaca daha fazla para ödenmesi anlamına gelen bir düzenleme ile eşdeğer ilaç bandı yüzde 15?ten yüzde 10?a indirilmiştir. Bundan sonra SGK piyasada olan en ucuz olan ilacın en fazla yüzde 10 fazlasını ödeyecek, gerisi hastalarımızdan tahsil edilecektir. Hasta ile karşı karşıya kalansa yine eczacı olacaktır .
Yukarıda saydığımız bu uygulamalar ilaç sektöründe yaklaşık %20?lik bir daralmaya yol açmıştır.Salt ciro üstünden bir karlılıkla çalışan eczaneler için bu daralma eğer yerine yeni argümanlar konulmazsa sonun başlangıcı demektir.
Hal böyle iken İlaç sanayi 17 Kasım?dan beridir kamuya yapması gereken ıskontoları 340 kalem ilaç için uygulamamış olup buradaki tüm yükü eczacının sırtına yüklemeye çalışmaktadır.Eczacı bugün itibariyle 340 kalem ilaçtan bir kısmını zararına bir kısmını ise geliş fiyatına satmak zorunda bırakılmaktadır.İşin açıkçası 27 gündür Türkiye de ilaç sanayi ,tebliğ,kararname ve yasa tanımaz bir halde depolara dolayısıyla eczanelere ilaç satmaktadır.Maalesef ilgili bakanlıklar da bu olaya 27 gündür bir çözüm getirememiştir.Şu anda sanayi ilaçlarını eski iskontoyla piyasaya arz ederken kamu ise eczaneden bu ilaçları yüksek iskonto ile almaktadır.Bu uygulama hiçbir ticari işlem prensibine ,mantığına uymamaktadır.Hiç kimse bir ürünü pahalı alıp ucuza satarak o işletmenin ekonomik varlığını çok uzun bir süre idame ettiremez.Görünen odur ki ivedilikle önlem alınmazsa bir iki gün içinde 340 kalem ilacın hastaya ulaştırılmasıyla ilgili büyük problemler ortaya çıkacaktır.Bugün bu ilaçlarla ilgili, kamuoyunda büyük bir sıkıntı ortaya çıkmamışsa bu eczacının hastalarına karşı göstermiş olduğu mesleki anlayış ve yaklaşımla izah edilebilir.Eğer eczacı olaya salt ekonomik kurallar çerçevesinde bakmış olsaydı 17 Kasım?dan beri bu ülkede 340 kalem hayati önemi haiz ilacın satışı yapılmazdı.
Değerli basın mensupları
Tüm bu yaşananlarla birlikte İlaç sanayi söz birliği etmişçesine eczanelerimizin bu günkü koşullarda olmazsa olmazlarından biri olan ticari iskontoları da fiyat düşüşlerini bahane ederek kaldırmaya başlamıştır.Aslında İlaç sanayii
kamuya yapması gereken aktarımı eczacıyı yok etme pahasına eczacıdan alarak yapmaktadır.2010-2011-2012 yıllarını kapsayan döneme ait global bütçe uygulaması çerçevesinde yaklaşık 48 milyat tl?lik bir bütçe öngörülmüş ve sanayide buna tamam demiştir.Ancak sanayi bu süre zarfında bu bütçeyi destekleyici satış politikalarını tercih etme yerine pazarda büyümenin hesaplarını yapmıştır.Her ilaç fiyat düşüşünde palyatif tedbirlere yönelmiş ya personel istihdamını azaltmış ya da eczacının iskontolarını geri çekmiştir.
Değerli basın mensupları
İlaç sanayi şunu çok iyi bilmelidir ki eczacı kendisine reva görülen bu durum karşısında tek ses tek yürektir.Bugüne kadar eylemliliklerimizde ortada gözükmeyen taraf olmayan sanayi,bugün ilaç fiyatlarıyla ilgili olarak birlikte hareket etme çağrısında bulunmaktadırlar.İlacın üreticileri anlamalıdırlar ki eczacı işinize geldiği zaman kullanacağınız bir araç değildir.
İşte bu yüzdendir ki bugünden itibaren hiçbir firmanın tıbbi tanıtım sorumlusunu ve titri ne olursa olsun hiçbir yöneticisini eczanelerimizden içeri almayacağız.Satış odaklı kampanyalarına katılmayacağız.İlaç firmalarının toplantı,davet gibi organizasyonlarına icabet etmeyeceğiz.Buradaki tepkiselliğimiz emeklerini ortaya koyarak çalışan ve bu sayede evine ekmek götüren ilaç mümessillerine karşı değildir.Tepkiselliğimiz yıllarca bu ülkenin kaynaklarının hoyratça aktarıldığı doymak bilmez,kendilerinin var olmaları adına bizleri bir çırpıda harcayabilen sanayiye karşıdır.
Değerli basın mensupları
Hastanın hekime gitme sıklığı son on yılda 2?den 8?e çıkmışsa ve sağlık harcamalarını karşılamak kamunun görevleri arasında olmaya devam ediyorsa, esas yapılması gereken tasarrufun bedelini hasta ve sağlık çalışanlarına ödetmek yerine bu bütçeyi gözden geçirmektir. Üstelik ilaçta tasarruf SGK?nın ?bana ayrılan bütçeyi aştım? dediği noktada gündeme gelmekte, ama bu süreç şeffaf biçimde işletilmemektedir. Örneğin SGK?nın ilaç bütçesinde hasta katılım payları, medikal cihazlar gibi kalemlerin olup olmadığı hiçbir sosyal taraf tarafından bilinmemektedir. Bugün Türkiye, vatandaşlarının daha fazla sağlık hizmeti kullanmasının bedelini sağlık alanındaki aktörlere ödetmek yerine akılcı tasarruf yapmak, sağlığa ayrılan payı artırmak ve karar alma süreçlerini şeffaflaştırmak zorundadır.
Son olarak Sağlık Bakanlığından 6197 sayılı yasanın güncellenmesini,emeğimizin karşılığını almayı talep ediyoruz.Bu ülkenin insanlarına çağdaş normlarda ilaç hizmeti sunmak istiyoruz.Bu noktada siyasi erki göreve davet ediyoruz.25.000 serbest eczane eczacısı , istihdam ettiği onbinlerce teknisyen ve aileleri gelecek kaygılarını ortadan kaldıracak yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyor.Artık dayanacak gücümüz kalmadı.Yaşatmak için yaşamak istiyoruz.
Ecz.Cenk KES
TEB 39.Bölge Edirne Eczacı Odası Başkanı
