|
29.04.2006
tarih 26153 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır.
TEBLİĞ
Maliye Bakanlığından:
TEDAVİ YARDIMINA İLİŞKİN UYGULAMA
TEBLİĞİ
( SIRA NO: 6)
1.
Amaç, Kapsam ve Dayanak
1.1.
Amaç
Bu Tebliğin amacı; kapsama dahil hak sahiplerinin
sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedavilerine
ait ücretler ile tedavi yardımına ilişkin
işlemlerde, kurumlararası uygulama birliğinin
sağlanması, geri ödeme kriterlerinin ve
bunlara ilişkin esas ve usullerin tespit
edilmesidir.
1.2.
Kapsam
Bu Tebliğ hükümleri;
a) 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 1 inci ve ek geçici 9 ile 16 ncı
maddeleri kapsamına giren personel ile bunların
bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
b) 2914 sayılı Yükseköğretim
Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve
Savcılar Kanunu ve 211 sayılı Türk Silahlı
Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu kapsamında bulunan
personel (Erbaş ve erler bu Tebliğ hükümleri
haricindedir. Erbaş ve er reçeteleri ile
ilgili olarak şahıslara mali külfet getirmemek
koşuluyla gerekli düzenlemeler Milli Savunma
Bakanlığınca yapılacaktır) ile bunların
bakmakla yükümlü bulundukları aile fertleri,
c) 5434 sayılı T.C. Emekli
Sandığı Kanununun geçici 139 uncu maddesi
gereğince (Yönetmeliklerindeki özel hükümler
saklı kalmak kaydıyla) tedavi giderleri
karşılanan kişiler,
d) 3816 sayılı Ödeme Gücü
Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin
Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması
Hakkında Kanun kapsamındaki hak sahipleri,
(3816 sayılı Kanun ile Ödeme Gücü Olmayan
Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil
Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması
ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik
hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla),
hakkında uygulanır.
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan
kurumlarda çalışan Devlet memurları ve diğer
kamu görevlileri ile bunların bakmakla yükümlü
oldukları aile fertlerinin sağlık kurumlarında
yapılan tedavilerinde de bu Tebliğ esaslarına
göre işlem yapılır.
Diğer sosyal güvenlik kurumları ile sağlık
hizmeti sunan kamu kurum ve kuruluşları
arasında hizmet satın alınmasına yönelik
protokolün uygulamaya konulması halinde,
bu kurumlara tabi olanların resmi sağlık
kurum ve kuruluşlarında yapılan muayene,
tetkik ve tedavilerine ait bedeller bu Tebliğde
yer alan fiyat tarifeleri üzerinden ödenir.
Sigortacılık hizmetlerinden kaynaklanan
işlemler ise kurumlarınca belirlenen mevzuat
hükümleri doğrultusunda yürütülür.
1.3.
Dayanak
Bu Tebliğ; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
5234 sayılı Kanunla değişik 209 uncu maddesi,
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun
geçici 139 uncu maddesi, 178 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesine
5234 sayılı Kanunla eklenen (p) ve (r) bendleri,
Devlet Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze
Giderleri Yönetmeliği (Bundan sonra Yönetmelik
olarak ifade edilecektir.) ile Emekli ve
Malullük Aylığı Bağlanmış Olanlarla Bunların
Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları Aile
Fertleri, Dul ve Yetim Aylığı Alanların
Muayene ile Tedavileri Hakkında Yönetmelik
ve kapsama dahil kişilerin tedavi yardımı
sağlanmasına ilişkin ilgili diğer mevzuatları
hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir.
2.
Hasta Sevk İşlemleri
2.1.
Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Tanımı
Birinci basamak resmi sağlık kuruluşu:
Resmi kurum hekimlikleri, sağlık ocağı,
verem savaş dispanseri, ana-çocuk sağlığı
ve aile planlaması merkezi ile sağlık merkezlerini,
5258 sayılı Kanun gereği aile hekimliği
uygulamasına geçilen illerde, birinci basamak
sağlık kuruluşlarınca verilen sağlık hizmetlerinin
bedeli kurumlarca karşılanmayacaktır.
Birinci basamak özel sağlık kuruluşu:
Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık
Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında
açılan özel poliklinikleri,
İkinci basamak resmi sağlık kurumu:
Eğitim ve araştırma hastanesi olmayan Devlet
hastaneleri (bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri
dahil), özel dal hastaneleri, ilçe/belde
gün hastaneleri (Bunların listesi Sağlık
Bakanlığı tarafından geri ödeme kuruluşlarına
bildirilir), Sağlık Bakanlığına bağlı ağız
ve diş sağlığı merkezleri,
İkinci basamak özel sağlık kurumu:
Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne göre ruhsat
almış özel hastaneler ile Ayakta Teşhis
ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları
Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan özel
tıp merkezleri ve özel dal merkezlerini,
Üçüncü basamak sağlık kurumu:
Eğitim ve araştırma hastaneleri (bu hastanelere
bağlı semt poliklinikleri dahil), özel dal
eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite
hastanelerini,
ifade eder.
2.2.
Sevk İşlemleri
5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması Hakkında Kanun
gereği aile hekimliği uygulamasına geçilen illerde, öncelikle
aile hekimine başvurulması, aile hekimince lüzum görülmesi
halinde ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumlarına aile
hekimince sevkin yapılması esastır.
Aile hekimliği uygulaması bulunmayan illerde, aktif çalışanlar,
kurumu tarafından yeterli sayıda nüshalı hasta muayene istek
formu ile var ise kurum tabibine gönderilecek, kurum tabibinin
gerekli görmesi halinde ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumuna sevk edilebilecektir. Kurum tabibi bulunmadığı takdirde
aktif çalışanlar, kurumu tarafından düzenlenen muayene istek
formu ile belediye sınırları ve mücavir alan içinde bulunan
birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşuna
doğrudan başvurabilirler. Kurum hekimliği veya diğer birinci
basamak sağlık kuruluşundan ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumlarına yapılacak sevk işlemlerinde hastane ve hekim adı
belirtilmez.
Aktif çalışanların bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri,
kurum hekimliğine veya belediye sınırları ve mücavir alan
içerisindeki birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurum
ve kuruluşlarına doğrudan başvurabilirler.
Emekliler ve bunların bakmakla yükümlü bulunduğu aile fertleri,
geçerli sağlık karneleri ile birinci, ikinci veya üçüncü basamak
sağlık kurum ve kuruluşlarına doğrudan başvurabilirler.
Tıbbi gereklilik halleri dışında muayene ve tedavi işlemlerinin
yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde öncelikle belediye
sınırları ve mücavir alan içinde tamamlanması esastır. Bunun
mümkün olmaması halinde, Yönetmelikteki genel esaslar geçerli
olmak üzere, memuriyet mahalli dışına yapılacak sevk işleminin,
bulunulan yerdeki ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumlarınca
hastanın sevk edileceği ilçe veya ilin ismi belirtilerek,
tedavinin sağlanabileceği en yakın yerdeki ikinci veya üçüncü
basamak sağlık kurumuna yapılması gerekmektedir.
Bulunulan yer dışında sürekli olarak tedavisi gereken ve hastane
tarafından kontrol amacıyla çağrılan hastalar, bu durumun
sevk evrakı üzerinde veya ayrı bir raporla belgelendirilmesi
kaydıyla, varsa kurum hekimliklerince, kurum hekimliği bulunmadığı
takdirde birinci basamak sağlık kuruluşlarınca sevk edilebilirler.
Aynı sevk kağıdı ile bir sağlık kurumuna müracaat edenlerin
ilk muayenesini müteakip yeni bir sevk kağıdına gerek kalmaksızın
değişik bölümlerde aynı sevk kağıdı ile muayene, tetkik, tahlil
ve tedavi olmaları mümkün bulunmaktadır. Bunun için yeterli
sayıda nüsha içeren hasta sevk kağıdının düzenlenmesi ve sağlık
kurumlarınca tüm nüshaların ilk nüsha gibi değerlendirilerek
işlem yapılması esastır. Sonraki muayeneler konsültasyon olarak
kabul edilir.
Sağlık kurumlarında yatırılarak tedavi altına alınan hastalar
için üniversite veya eğitim hastanelerinden ilgili dal uzmanı
çağırılmak suretiyle konsültasyon hizmeti alınması durumunda,
ikinci bir sevk işlemine gerek kalmaksızın, konsültasyon ücreti
konsültan hekimce düzenlenen epikrize dayalı olarak tahakkuk
ettirilecek faturaya istinaden hastayı yatıran sağlık kurumu
tarafından konsültan hizmeti veren sağlık kurumunun
döner sermayesine aktarılır.
Sağlık kurumlarında yatırılarak
tedavi altına alınan hastaların yapılamayan tetkik ve tahlilleri
için diğer sağlık kurumlarına sevkinin gerektiği durumlarda,
ikinci bir sevk işlemine gerek kalmaksızın yapılan tetkik
bedeli, hastayı sevk eden sağlık kurumu tarafından tetkiki
yapan kurumun döner sermayesine aktarılır.
Ayakta tedavi gören hastalara ait sevk evrakının hastalara
verilen suretlerine (tek hekim tarafından verilen istirahat
raporlarına ilişkin sevk evrakı hariç) muayene ve tedavi işlemlerinin
tamamlanması sonrasında, kurum başhekiminin onayı ve mühür
tasdik işlemi yapılmayacaktır.
Sevk işlemleri, şehir içi sevklerde 3 (üç) işgünü, şehir dışı
sevklerde 5 (beş) işgünü geçerlidir.
2.3.
Özel Tetkik, Teşhis ve Tedavi Merkezlerine Yapılacak Sevklerde
Dikkat Edilecek Hususlar
Hastalar, başvurdukları resmi sağlık kurumlarında görevli
ilgili hekim tarafından, ağız ve diş sağlığı, ESWL ve ileri
tetkikleri yapılmak üzere, hekimin kendisinin, eşinin veya
bunların ortaklarının özel muayenehanelerine/özel tedavi merkezlerine/özel
tetkik merkezlerine sevk edilemezler. Bu şekilde, serbest
diş hekimine veya özel tetkik merkezlerine sevki yapan ve
tedaviyi sağlayan hekimin aynı olduğu veya eşi veya ortakları
tarafından yapıldığı belirlenen tedavilere ait giderler ödenmeyecektir.
Tek özel diş hekiminin veya özel tetkik merkezinin bulunduğu
yerleşim birimlerinde bu tür sevkler en yakın diğer bir yerdeki
başka bir sağlık kurumuna yapılacaktır.
Sağlık Bakanlığının 11/03/2005 tarih ve 4802-2005/39 sayılı
Genelgesinde belirtilen, ani olarak ortaya çıkan ve zaman
geçirmeden gerekli girişimlerde bulunulmadığı takdirde sakatlık
ya da ölüme yol açabilecek ani acil haller için ileri tetkik
işlemi gerektiğinin ilgili hekimce sevk belgesinde belirtilmesi
kaydıyla ileri tetkik işlemi için tek özel merkeze de sevk
yapılabilir.
2.4.
Yol Masrafı ve Gündelikler
Tedavi amacıyla memuriyet mahalli dışına sevk edilenlere 6245
sayılı Harcırah Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi hükümlerine
göre yol masrafı ve gündelik ödenir. Gündelik, tedavinin başlamasına
kadar geçecek günler ( bu süre beş günü geçemez.) ile sağlık
kurumu tarafından öngörülmesi kaydıyla ayakta tedavi gördüğü
günler için verilir. Yatarak tedavide geçen süreler için gündelik
ödenmez.
Memuriyet mahalli dışına sevk işleminde yol masrafı, hastanın
bulunduğu yer ile sevk edildiği sağlık kurumunun bulunduğu
yer arasındaki mutat taşıt ücreti esas alınarak ödenecektir.
Ancak, sağlık kurumunca hastanın memuriyet mahalli dışına
sevk işlemi sırasında ilgili hekim tarafından, hastalığın
ne olduğu, mutat taşıt ile seyahat edememe ve ambulans veya
uygun görülen herhangi bir taşıtla gitmesinin gerekçelerini
belirten ayrı bir rapor düzenlenmesi ve bu raporun başhekim
tarafından da onaylanması halinde ambulans ücreti veya uygun
görülen taşıt bedeli ilgilinin kurumunca ödenecektir.
Ayrıca
bunlara anılan Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrasına göre
yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirmeleri
halinde, belge bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile
sınırlı olmak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı
ödenecektir.
Sağlık kurumuna ait ambulans ile memuriyet mahalli dışına
yapılan hasta nakil ücreti ve acil ambulans ücreti hastanın
kurumunca 08/07/2001 tarihli ve 24456 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Ambulans ile Özel Ambulans Servisleri ve Ambulans
Hizmetleri Yönetmeliğinin 29 uncu maddesine göre tespit edilecek
ücretler dikkate alınmak ve rayiç bedeli aşmamak üzere ödenir.
Ancak, hasta nakillerinde hastanın ambulansla sevkinin gerekliliğinin
ilgili hekim tarafından tevsiki gerekmektedir.
Resmi sağlık kurum ve kuruluşları arasındaki hasta nakilleri
ile diyaliz ve kemoterapi tedavileri için hasta naklinde kullanılacak
hasta servis hizmetleri, ilgili mevzuat çerçevesinde döner
sermaye imkanları ile karşılanabilir.
2.5.
Eşlik Etme Zorunluluğu
Hastanın tedavi edilmek üzere başka bir yere gönderilmesi
durumunda, yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu
olduğunun hastayı gönderen sağlık kuruluşunun raporunda veya
hasta sevk kağıdı üzerinde belirtilmesi ve raporun veya sevk
kağıdının başhekim tarafından imzalanması halinde, hastaya
biri eşlik ettirilir. Eşlik eden kimseye de memurun bağlı
olduğu kurumca 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre
harcırah ödenecektir.
2.6.
Birinci Basamak Sağlık Kuruluşlarınca Yapılabilecek İşlemler
Birinci basamak sağlık kuruluşlarınca yapılabilecek veya dışarıdan
hizmet alımı yoluyla temin edilebilecek işlemler Tebliğ eki
(EK-8/A) sayılı listede belirlenmiş olup, bu listede yer almayan
işlemlerin bedelleri ödenmeyecektir.
3.
Acil Vakalarda Tedavi
Yönetmeliğin 15 ve 25 inci maddelerine göre, vakanın acil
olması nedeniyle gerekli başvurma ve yollama işlemleri yapılmadan
doğrudan sağlık kurum ve kuruluşunca tedavi sağlandığı takdirde,
tedavi giderlerinin ödenebilmesi için hastanın taburcu edildiği
tarihten itibaren lüzumlu işlem ve belgelerin usulü dairesinde;
a) Yurt içinde (resmi tatil günleri hariç)
30 gün,
b) Yurt dışında 90 gün,
içerisinde hazırlanıp ilgili kuruma verilmesi gerekmektedir.
Acil vakalara ilişkin tedavilerde de ilgili sağlık kurumu
tarafından bu Tebliğ eki (EK-8) ve (EK-9) fiyat tarifelerinde
yer alan fiyatlar uygulanır. Gerekli tedavi işlem ve belgeleri
tamamlanmadan yapılan giderlerin bedeli bunların tamamlanmasından
sonra ilgili masraf belgeleri verilmek suretiyle kurumdan
alınır.
4.
Yurt Dışında Tedavi
Yurt içinde tedavisinin mümkün olmadığı anlaşılan hastalıkların
tedavisinin yurt dışında yaptırılmasına ilişkin uygulama;
211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapan 29/7/1998 tarihli
ve 4375 sayılı Kanun ile bu Kanunun 4 üncü maddesi gereğince,
11/8/1999 tarihli ve 23783 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
ve 9/7/1999 tarihli ve 99/13144 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile yürürlüğe konulan “Kamu Personeli ve Bunların Emeklilerinin
Yurt Dışında Tedavilerine İlişkin Yönetmelik” esaslarına göre
yürütülecektir.
Söz konusu düzenlemeler uyarınca hastaların tedavi için yurt
dışına gönderilmeleri; Sağlık Bakanlığınca yetkili kılınan
hastanelerin sağlık kurullarınca (EK-1/B) de belirtilen formata
uygun olarak düzenlenen raporların, aynı Bakanlıkça Ankara’da
belirlenen bir hastanece teyit edildikten sonra adı geçen
Bakanlıkça onaylanması şartına bağlıdır.
Yurt dışı tedavilerine ilişkin sağlık kurulu raporlarında;
Türkiye’de tedavisi yapılamayan ancak, yurt dışında yapılması
mümkün olan hastalık açık olarak yazılacak, hastalığa ilişkin
klinik bulgular ve laboratuar bulguları, radyolojik ve görüntüleme
ile ilgili bulgular, tedavinin Türkiye’de yapılamama gerekçeleri
belirtilecek, karar bilimsel/tıbbi gerekçelere dayandırılacak
ve verilen kararlarda “ileri teknoloji ile tedavi gerekli
vb gibi” ifadeler kullanılmayacaktır. Raporlarda, memurun
ve hastanın adı-soyadı, memura yakınlık derecesi, çalıştığı
kurum, dosya ve protokol numarası, raporu veren anabilim dalı/bilim
dalı/klinik adı belirtilecektir. (EK-1/B rapor örneği).
Yurt dışı tedavileri için sağlık kurulu raporu düzenlenmesi
amacıyla oluşturulacak resmi sağlık kurullarına; en az biri
ilgili dal uzmanı olmak kaydıyla üniversite hastanelerinde
5 öğretim üyesi, eğitim ve araştırma hastanelerinde 5 klinik
şefi veya şef yardımcısı, (EK-1)’de yer alan diğer hastanelerde
5 uzman hekim bulunması zorunludur.
Yurt dışı tedavilerine ilişkin raporların Sağlık Bakanlığınca
(ilgili personel için Milli Savunma Bakanlığınca) onaylanmasından
itibaren 3 ay içinde yurt dışına çıkmak üzere işlem yapılmayan
raporların yenilenmesi gerekir. Yurt dışına çıkış sonrasında
yurt dışında kesintisiz tedavi süresi azami 1 yıldır.
Yurt içinde tedavilerinin sağlanamayacağı anlaşılanların tedavi
için yurt dışına gönderilmeleri hususunda Sağlık Bakanlığınca
yetkili kılınan tam teşekküllü hastaneler ile bu hastanelerce
düzenlenen raporları teyit edecek hastane adları (EK-1) sayılı
listede gösterilmiştir.
Yurt dışında doku veya organ nakli amaçlı sağlık kurulu raporunun,
Sağlık Bakanlığınca ruhsatlı (EK-1/C) de belirtilen yetkili
doku ve organ nakli merkezlerinden alınması zorunludur.
Akraba dışı vericiden kemik iliği nakli amacıyla yurt dışına
hasta gönderilebilmesi için; hastaya yurt içinde kemik iliği
nakli yapılamadığının (EK-1/C)’de belirtilen bir kemik iliği
nakli merkezince rapor edilmesi ve Dünya Kemik İliği Bankası
(BMDW) ve /veya Dünya Kemik İliği Vericileri Federasyonu (WMDA)
üyeliği bulunan doku bilgi bankalarının en az birinin yurt
dışında hastanın doku tipine uyumlu muhtemel vericisinin bulunduğuna
dair belgeyi rapora eklemesi gerekmektedir.
Yurt dışına tedavi amacıyla gönderilenlerin tedavi süreci
kurumlarınca izlenerek Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun
işlem tesisi yönünde azami hassasiyet gösterilecektir. Hastaların
yurda dönmelerini müteakip en geç bir ay içinde Tebliğe ekli
çizelge (EK-1/A) doldurularak Maliye Bakanlığı ile Sağlık
Bakanlığına bildirilecektir.
Yurt içinde mümkün olmayan kemik iliği nakli haricindeki organ
nakli işlemleri yurt dışında uzun bekleme sürelerini gerektirdiğinden,
hastaların yurt dışındaki ilk tetkiklerinin tamamlanmasını
müteakip uygun organ teminine kadar geçecek süredeki tetkik
ve tedavileri yurt içinde yapılacaktır. Uygun organ temini
üzerine hasta, yeni bir sağlık kurulu raporuna ihtiyaç duyulmadan
nakil işlemi için yurt dışına gönderilecektir. Bu konudaki
gerekli koordinasyon işlemi, hastanın kurumu tarafından Sağlık
Bakanlığı nezdinde yürütülecektir.
5.
Diş Tedavileri
5.1.
Resmi Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Yapılacak Diş Tedavileri
5.1.1. Diş tedavileri ile ilgili sevk işlemlerinde,
Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen hastanın hastane
veya sağlık merkezlerine yollama işlemlerinde üzerinde ağız
şeması bulunan hasta yollama kağıdı kullanılacaktır. Kurumlar,
söz konusu sevk kağıdını Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünden
veya kendi imkanları ile sağlayacaklardır.
5.1.2. Resmi sağlık kurumlarında yapılan
diş tedavileri için (EK-7) sayılı listede yer alan “Diş Tedavileri
Fiyat Tarifesi” uygulanacaktır.
5.1.3.
Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine
göre yurt dışında tedavi giderleri karşılananlar ile tedavi
amacıyla yurt dışına gönderilenlerin tıbbi lüzum üzerine yaptırdıkları
diş tedavileri sonucu doğan giderlerden;
a) Diş çekimi, kanal tedavisi, diş dolguları
ve travma sonucu oluşan çene defektlerine yapılan cerrahi
müdahalelerle, protez tamirlerine ait tedavi bedellerinin
aynen ödenmesi,
b) Diğer diş tedavilerine ait giderlerin
ise, (EK-7) sayılı listede yer alan fiyat tarifesindeki fiyatlara
%100 ilave edilmek suretiyle bulunacak miktarın esas alınması,
transferi halinde ise bu Tebliğin yürürlüğe girdiği günkü
kurlar esas alınmak suretiyle bulunacak miktarın döviz karşılığı
tutarları kadarının ödenmesi,
gerekmektedir.
5.1.4. Resmi sağlık kurumunda veya personelin
bağlı olduğu kurum bünyesinde kurulan diş protez ünitesindeki
tedavi sırasında yapılamadığının belgelendirilmesi ve tedaviyi
yapan sağlık kurumunun faturasında yer almaması şartıyla,
resmi sağlık kurumlarından ilgili mevzuat hükümlerine dayanılarak
başhekimliklerce, üniversitelerde ise dekanlıklarca organize
edilerek yaptırılan akrilik veya seramik veneer kron, hassas
tutuculu kron, implant üstü kron v.b. metal destekli tek parça
kron ve tek parça döküm kron için (malzeme dahil) 11 YTL,
alt-üst çene iskelet dökümü için (malzeme dahil) 43 YTL döküm
işçilik ücreti ödenecek, bunu aşan kısmı ise hasta tarafından
karşılanacaktır.
Personel yetersizliğinden dolayı bölümlü ve tam protez taleplerinin
kısa sürede karşılanamaması ve randevu sürelerinin uzaması
durumunda, hasta yararı gözetilmek suretiyle istekli olan
kişilerin kendi talepleri doğrultusunda ve bedelini kendilerinin
ödemesi kaydıyla, bölümlü ve tam protez laboratuar iş ve/veya
işlemleri resmi sağlık kurumlarında ilgili mevzuat hükümlerine
dayanılarak başhekimliklerce, üniversitelerde ise dekanlıklarca
organize edilerek yaptırılabilir.
Serbest diş hekimliklerinde yaptırılan tedaviler için ayrıca
döküm işçilik ücreti ödenmeyecektir.
5.1.5. Diş tedavileri sırasında; altın, platin,
palladyum+platin, irrudyum+platin, iropal gibi kıymetli madenler
ile argenco 23, bego gold EWL ve polliag-M gibi bileşiminde
kıymetli maden bulunan maddeler kullanılması zorunlu olsa
dahi, Yönetmeliğin 31 inci maddesine göre hiçbir şekilde ödenmeyecektir.
5.1.6. Kemik içi dental implantların bedelleri
ödenmez. Ancak, maksillofacial travma ve tümörler sonucu aşırı
kemik kaybı olan ya da damak yarığı gibi deformiteleri olan
hastalar ile rutin tedavilerle başarılı olunamayan rezorbe
alt-üst çene vakalarında (en az 2 en fazla 4 implant ile sınırlı
kalmak koşuluyla) klasik protez ile çözülemeyen ve implant
tedavisinin zorunlu olduğunun üniversite diş hekimliği fakültelerinden
cerrahi, protez ve periodontoloji anabilim dallarından en
az birer öğretim üyesinin katılımıyla oluşacak bir heyet
tarafından karara bağlanması ve kaç ünite yapılacağının belirtilmesi
şartıyla bu Tebliğin eki (EK-7) Diş Tedavileri Fiyat Tarifesindeki
tedavi bedeli ile implant malzemesi bedeli olarak (her ünite
için) 90 YTL ödenir. Bu bedelin üzerindeki malzeme bedelleri
hastalarca karşılanır.
5.2.
Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarında Diş Tedavisi
5.2.1. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarındaki
diş ünitelerinde yapılan tedavi giderlerinin ödenebilmesi
için Tebliğin bu bölümünde belirtilen sevk usul ve esaslarına
uyulması zorunludur. Diş tedavisi amacıyla özel sağlık kurum
ve kuruluşlarına doğrudan yapılan başvurularda tedavi gideri
ödenmez.
5.2.2. Yönetmeliğin 8 ve 10 uncu maddelerinde,
özel sağlık kuruluşları sayılan serbest hekimliklere sevk
ilke olarak öngörülmemiştir. Bu nedenle, diş tedavileri için
hastaların kendilerine en yakın resmi sağlık kurumlarına sevk
edilmeleri gerekmektedir. Ancak, diş tedavisi sırasında karşılaşılan
güçlükler dikkate alınarak Tebliğ kapsamında yer alan kişilerin,
doğacak fiyat farkını kendilerinin ödemesi kaydıyla, kendilerinin
talepleri üzerine serbest diş hekimliklerine, aşağıda belirtilen
esaslara göre sevkleri yapılabilecektir:
5.2.3. Diş tedavisi için sevk edildiği resmi
sağlık kurumunda herhangi bir sebeple tedaviye
90 gün içinde başlanamayacağının ilgili diş hekimi tarafından
belirtilmesi ve aynı sağlık kurumu başhekimi tarafından onaylanması
suretiyle istekli olan hastaların serbest diş hekimliklerine
veya özel sağlık kurum / kuruluşlarına sevkleri yapılabilecektir.
Ancak, bunun için kurumca gönderildiği resmi sağlık kurumu
diş hekimi tarafından hasta muayene edilip teşhis konulduktan
sonra, yapılması gereken bütün tedaviler ve boşlukların
ayrıntılı olarak belirlenmesi ve hangi dişin tedavi edileceğinin
ağız şeması üzerinde işaretlenmesi gerekmektedir. Yalnız çocukluk
ve okul çağı olarak kabul edilen 5-15 yaş grubundaki çocuklarda
yer tutucu ve ortodontik tedaviler ile 6 ve 12 yaş (1. ve
2. daimi büyük azı) dişlerinin tedavilerinde (münhasıran kanal,
dolgular) 90 günlük süre kaydı aranmaz ve birinci basamak
resmi sağlık kuruluşunda görevli diş hekimlerince de yukarıda
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde serbest diş
hekimliklerine veya özel sağlık kurum/kuruluşlarına sevkleri
yapılabilir. Tedavi sağlandıktan sonra sevk kâğıdında
belirtilen tedavinin yapıldığının, kurumun diş hekimi veya
sevki yapan resmi kurum veya kuruluştaki diş hekimlerince
onaylanması zorunludur.
5.2.4.
Resmi sağlık kurumu bünyesinde diş hekimi bulunmayan ilçelerde
serbest diş hekimi bulunması halinde, resmi sağlık kurumu
başhekimi tarafından serbest diş hekimliklerine sevk yapılabilecektir.
Bu şekilde sağlanan tedavilerde, sevk kağıdında ve serbest
meslek makbuzunda belirtilen tedavinin usulüne uygun yapıldığının
ilçenin bağlı olduğu bölge diş hekimleri odasının temsilcisi
tarafından onaylanması gerekmektedir. Ancak, özel kurumlarda
tedaviyi yapan diş hekiminin oda temsilcisi olması halinde,
onaylama işlemi en yakın yerdeki oda temsilcisi tarafından
yapılacaktır.
5.2.5. Hastaların doğacak fiyat farklarını
kendilerinin ödeyeceğini beyan ederek yapılan sevkler üzerine,
yukarıda (5.2.3.) ve (5.2.4.) numaralı bentlerde belirlenen
usullere uygun olarak serbest diş hekimliklerinde veya özel
sağlık kurum/ kuruluşlarında yaptırılan teşhis, tedavi veya
proteze ilişkin giderlerden (EK-7) sayılı listede yer alan
diş tedavileri fiyat tarifesindeki kadarı karşılanacak, bunu
aşan kısmı ise hasta tarafından ödenecektir.
5.2.6. Bu Tebliğin eki “Diş Tedavileri Fiyat
Tarifesi”nde (EK-7) tespit edilen, beher kron için 40 YTL
ve alt ve üst çenede tam protez için 300 YTL esas alınmak
suretiyle, serbest diş hekimliklerinde veya özel sağlık kurum
ve kuruluşlarında yaptırılan kron ve proteze ilişkin giderlerden;
1- Tek çenede kronlar ile protezin (seramik
kron ve protez dahil) birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması
halinde toplam olarak 150 YTL
2- Alt-Üst çenede kronlar ile protezin (seramik
kron ve protez dahil) birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması
halinde toplam olarak 300 YTL
üzerinden ödeme yapılacaktır.
En son tedavi tarihi esas alınarak bir yıl içinde yeniden
kron ve protez yaptırılması halinde, bu tedavilerin bir yıllık
toplamı için ödenecek tutar yukarıda belirtilen miktarları
hiç bir şekilde geçemez.
5.2.7. Bu Tebliğin (5.2.6.) bendinde yer
alan sınırlama sadece kron ve protez bedelleri için getirilmiş
olup, diğer diş tedavilerine ait giderler anılan listede yer
aldığı şekilde karşılanacaktır. Ancak, anılan listede (*)
işaretli olan tedavilere ait giderlerin karşılanabilmesi için,
tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri tarafından
yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.
5.2.8. Serbest diş hekimliklerinde yaptırılan
diş tedavileri için yukarıdaki esaslara göre ödenecek tutarlar
azami tutarlar olup, bunun dışında hastaya serbest diş hekimliklerine
gidiş-geliş için harcırah veya benzeri herhangi bir ödeme
yapılmayacaktır.
5.2.9.
Aynı yerde birden çok resmi sağlık kurumu bulunması halinde,
memurların diş tedavilerini serbest diş hekimliklerinde veya
özel sağlık kurumlarında yaptırabilmeleri için, tedavilerinin
o yerde bulunan ve bünyesinde diş hekimi olan resmi sağlık
kurumlarının sadece birinde yapılamayacağının belgelendirilmesi
yeterlidir.
5.2.10. Serbest diş hekimlikleri veya özel
sağlık kurumlarında yapılan diş tedavileri sonucunda yapılacak
ödemeler sırasında, tedavinin bir bölümünün resmi sağlık kurum
ve kuruluşlarında yapılmış olabileceği de dikkate alınarak
gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkililerince gerekli
itina gösterilecek ve mükerrer ödemelere sebebiyet verilmeyecektir.
5.2.11. Yüzde kırk ve üzerinde özürlü kişiler
diş tedavileri için 90 günlük süre kaydı aranmaksızın ve özürlülük
durumunu belgelendirmek suretiyle birinci basamak resmi sağlık
kuruluşlarında görevli diş hekimlerinden alacakları sevk belgesi
ile de serbest diş hekimliklerine veya özel sağlık kurum/kuruluşlarına
başvurabilirler. Ancak başta zihinsel özürlü olmak üzere iletişim
kurulamayan veya algılama güçlüğü yaşanan özürlü kişilerin
diş tedavileri lokal anestezi altında gerçekleştirilemiyorsa
ve genel anestezi altında müdahale gerekliliği söz konusu
ise tedavinin, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanının sorumluluğunda
genel anestezi altında cerrahi müdahale uygulanabilen, asgari
tıbbi malzeme ve ilaçların bulunduğu genel anestezi ile müdahale
birimi olan özel sağlık kurum ve kuruluşlarında yapıldığının
belgelendirilmesi gerekmektedir.
Tedavi sağlandıktan sonra sevk kağıdında belirtilen
tedavinin yapıldığının, kurumun diş hekimi veya sevki yapan
resmi kurum veya kuruluştaki diş hekimlerince onaylanması
zorunludur. Ancak zihinsel özürlü ve iletişim kurulamayan
özürlü kişilerin sevk belgelerinde yapılması gereken bütün
tedavilerin ve boşlukların ayrıntılı olarak belirlenememesi
ve hangi dişin tedavi edileceğinin ağız şeması üzerinde işaretlenememesi
durumunda, serbest meslek makbuzunda belirtilen tedavinin
yapılıp yapılmadığının sevki yapan kurum veya kuruluştaki
diş hekimince onaylanması yeterlidir.
Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe
uygun olarak alınan raporun onaylı bir örneği düzenlenecek
faturaya eklenecektir.
Bu tür tedaviler için Diş Tedavileri Fiyat Tarifesinde (EK-7)
yer alan fiyatlar geçerlidir.
6.
Göz Tedavileri
6.1. Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince
göz hastalıkları uzmanları (ihtisas yapmakta olan hekimler
dahil) tarafından düzenlenen reçeteye dayanılarak alınacak
gözlük camları ile çerçevenin temininde aşağıdaki açıklamalar
doğrultusunda işlem yapılacaktır.
6.2. Gözlük camlarının temininde, bu Tebliğe
ekli “Gözlük Camları Fiyat Listesi” (EK-6) esas alınacak ve
ödemeler buna göre yapılacaktır. Cam bedelleri, çerçeve bedeli
ile birlikte gözlükçü tarafından ilgilinin kurumuna fatura
edilecektir. Reçeteye renkli gözlük camı yazılması halinde,
numarasına uygun olarak beyaz cam fiyatı üzerinden ödeme yapılacaktır.
6.3. Hatalı gözlük camı verilmesinin ya da
reçeteye yazılan gözlük camı yerine farklı diyoptrili cam
verilmesinin ortaya çıkaracağı sonuçlardan camı veren gözlükçü
sorumludur. Bu duruma neden olan gözlükçülerden bir daha
gözlük camı temin edilmez.
6.4. Gözlük camlarına ilişkin her çerçeve
için 2006 yılında 40 YTL ödenecektir.
6.5. Gözlük camlarının temininde Tebliğ ekinde
(EK-6) yer alan liste muhteviyatı uygulanır. Hasta tarafından
bu listedeki camlar dışında ayrı çap, cins, marka ve fiyatta
cam istenmesi halinde, alınan reçeteye göre Tebliğe ekli
“Gözlük Camları Fiyat Listesi”ndeki normal camların tutarı
kadarı kurumunca karşılanacak, bu miktarı aşan kısmı ile renk,
degrade ve antireflo farkı ise ilgiliden alınacaktır.
6.6. Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (B) bendine göre yurt dışında tedavi giderleri
karşılananlar ile tedavi amacıyla yurt dışına gönderilenlerin
yurt dışında temin edilen gözlük camları ve çerçeveleri;
bu Tebliğde yer alan fiyatlara % 100 ilave edilmek suretiyle
bulunan miktarlar esas alınarak karşılanacak, transferi halinde
ise bu Tebliğin yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas alınmak
suretiyle bulunacak miktarların döviz karşılığı tutarları
ödenecektir.
6.7. Kurumlar, göz tedavisi sonucunda öngörülen
cam ve çerçeve bedellerinden, hangisinin ödeneceğini, hastanın
sağlık karnesine işlenmiş olan eski cam ve çerçeve kayıtlarını
da dikkate alarak belirleyecektir. Hastalara sağlanacak gözlük
çerçevelerinin Sağlık Bakanlığınca yürürlüğe konulan Tıbbi
Cihaz Yönetmeliğine uygun olması gerekmektedir.
Yönetmelik gereğince gözlük cam ve çerçevesine ilişkin reçetelerin
sağlık karnesine işlenmesi için kurum hekimliklerine ibrazı
zorunludur. Kurum hekimleri sağlık karnesine gerekli kaydı
yaparken alınan cam ve çerçevenin reçete muhteviyatına uygunluğunu
kontrol etmekle yükümlüdürler.
Yönetmeliğin 37 nci maddesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri İç
Hizmet Yönetmeliğinin 308 inci maddesine göre gözlük camı
ve çerçevesi ile çerçeve bedeli ilgili şahsın sağlık karnesine
ve/veya sağlık fişlerine alındıkları tarih belirtilmek suretiyle
işlenecektir. Kurum gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe
yetkilileri bu hususa titizlikle uyacaklardır.
6.8. Gözlük camı ve çerçeveleri 2 yılı geçmeden
yenilenemez. Ancak sağlık zarureti görülmesi dolayısıyla gözlük
cam numaraları değiştiği taktirde, 6 aydan az olmamak kaydıyla
reçeteye dayanılarak alınan yeni gözlük camlarının bedeli
kurumca ödenir.
6.9. Gözlük camlarının ve çerçeve ücretlerinin
hasta tarafından ödenmesi halinde, gözlükçüden alınacak fatura
kuruma verilmek suretiyle yukarıdaki esaslara göre belirlenen
cam ve çerçeve bedelleri kurumunca ilgiliye ödenecektir.
6.10. Katarakt ameliyatı sonucunda göz içine
takılan lensler (göz içi mercekleri) ile göz ameliyatı sonucuna
bağlı olarak kullanılması sağlık kurulu raporuyla gerekli
görülen lens bedelleri ve bunlara ait bakım preparatları hariç
olmak üzere; göz tedavilerinde kullanılmasına kesin zorunluluk
olduğu sağlık kurulu raporu ile belgelendirilse bile, “KONTAKT-LENS”
camlarına ait bedeller hiç bir şekilde ödenmeyecektir. Bu
uygulama yurt dışında bulunan memurlar ile bunların bakmakla
yükümlü oldukları aile bireyleri için de geçerlidir.
Resmi sağlık kurulu raporuyla zorunlu görülmesi şartıyla puva,
prizmatik ve teleskopik gözlük camları, T.C. Emekli Sandığı
Genel Müdürlüğünce tespit edilen fiyatları aşmamak üzere ödenecektir.
6.11. Kurum ve kuruluşlar, 5193 sayılı Optisyenlik
Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak faaliyetlerini sürdüren
müesseselerden personelin gözlüklerini temin edeceklerdir.
6.12. Tebliğ kapsamındaki hak sahiplerinin
gözlük camı ve çerçevesi temininde optisyen gözlükçü müessesesi
ile kurumlar arasında ekli (EK-6/A) optik sözleşmesinin imzalanması
gerekmektedir. Sözleşmeler 1/6/2006 tarihine kadar imzalanacak,
bu süre içerisinde mevcut uygulamaya devam edilecektir.
7.
Kaplıca Tedavileri
Yönetmeliğin 28 inci maddesine göre, sağlık kurulları tarafından
kaplıcalarda tedavilerine gerek görülenler, Bakanlığımız ile
Sağlık Bakanlığınca tespit edilen ve (EK-4) sayılı listede
yer alan kaplıcalarda tedavi ettirilirler.
Bu kişilere kaplıcalarda görmüş oldukları tedavi giderleri
ve raporlarında belirtilen gün sayısını aşmamak üzere banyo
giriş ücretlerinin, bu Tebliğe ekli (EK-8) Resmi Sağlık Kurumları
Fiyat Tarifesindeki miktarlar kadarı ödenecektir. Bununla
birlikte, kaplıca tedavisi amacıyla memuriyet mahalli dışına
gönderilenlere 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre
yol masrafı, gündelik ve anılan Kanunun 33 üncü maddesinin
(d) fıkrası gereğince yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri
belgelendirmeleri halinde, belge bedelini aşmamak ve her defasında
on gün ile sınırlı olmak üzere, gündeliklerinin tamamına kadar
olan kısmı ayrıca ödenecektir. Ancak, bunların dışında ayrıca
yatak ve yemek bedeli karşılanmayacaktır. Kaplıca tedavisine
ilişkin sağlık kurulu raporunda öngörülmesi kaydıyla refakatçi
için de harcırah ödenecektir.
8. ESWL Metodu İle Yapılacak Taş Kırdırma Tedavileri
Bu Tebliğ kapsamındaki kişilerin böbrek ve üreter taşlarından
kaynaklanan rahatsızlıklarının ESWL metodu ile tedavisi,
bu Tebliğin 20.7.2 nci maddesinde tanımlanan resmi sağlık
kurulu raporuna istinaden resmi veya özel sağlık kurum veya
kuruluşlarında yapılabilir.
Bu konuda yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, Sağlık Bakanlığı
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 26/8/1988 tarihli ve
II/Yön.Hiz.Şb. Md. (Mev. 3120) / 1869 sayılı Genelgesine uyulacaktır.
Radyolojik veya sonografik bulgular dikkate alınarak düzenlenecek
bu raporlarda kırılacak taşın sayısı ve “mm” cinsinden boyu
mutlaka gösterilecektir.
ESWL tedavisi uygulamasında kurumlarca, Tebliğ ekinde yer
alan Tanıya Dayalı (Paket) Fiyat Listesindeki (EK-9) fiyatlar
esas alınarak seans başına; ilk seansta 180 YTL ödenecek,
ilave seansa gerek görülmesi halinde, ikinci seans için 135
YTL, üçüncü seans için 90 YTL ödenecek, altı aylık zaman
dilimi içerisinde aynı böbrek veya üreterdeki taş için toplam
üç seanstan fazlasına ödeme yapılmayacaktır.
Bu fiyatlara, tedavi sırasında yapılan tetkik, tahlil ve röntgen
için kullanılan ilaç ve her türlü malzeme bedeli dahil olup,
bunlar için ayrıca bir ödeme yapılmayacaktır. Tedaviye ilişkin
olarak düzenlenecek fatura bedelleri bu Tebliğin 21.2 nci
maddesi esaslarına göre ödenecektir.
Tedavi sonrasında kullanılması gerekli görülen ilaç bedelleri
ise hasta katılım payı alınarak ilgili kurumca karşılanacaktır.
9.
Radyo Cerrahi Yöntemleri ve Ekstrakorpereal Fotoferez Tedavisi
9.1.
Radyo Cerrahi Yöntemleri ile Tedavi
Hastanın radyo cerrahi yöntemleri ile tedavi edilmek üzere
ilgili hastaneye sevk edilebilmesi ve tedavi giderinin kurumunca
ödenebilmesi için, lokal tedavi endikasyonu bulunan intrakranial
malign ve benign lezyonlar ve metastatik beyin tümörlerinde
(primeri kontrol altında olan 1-3- metastazı olan) cerrahi,
medikal ve klasik radyoterapiye cevap vermeyen veya uygun
olmayan olgularda, radyasyon onkolojisi uzmanı ile beyin cerrahisi
uzmanlarının katılımı ile oluşturulacak sağlık kurulunca düzenlenen
rapora istinaden, bu Tebliğin ekli Tanıya Dayalı (Paket) Fiyat
Listesi (EK-9) yer alan fiyatlar üzerinden faturalandırılır.
Sağlık kurulu raporuna dayanılarak ilgilinin kurumu hastayı
doğrudan tedavi göreceği hastaneye sevk eder. Cyberknife (stereotaktik
radyo cerrahi) uygulama ücreti, ilk uygulamayı müteakip tedavi
sürecinde yapılacak 2-5 seans uygulamayı kapsar. Hasta, teşhisi
konularak sevk edileceğinden ayrıca MR, BT, DSA, PET-CT ücreti
ödenmeyecektir.
9.2.
Ekstrakorpereal Fotoferez Tedavisi
Ekstrakorpereal fotoferez tedavisi, kutanöz T hücreli lenfomalarda,
graft versus host hastalığı, sezary sendromu, pemfigus vulgaris,
psöriasis ve solid organ nakillerinde doku reddinin önlenmesi
(kalp, akciğer, böbrek nakillerinde) amacıyla üniversite hastaneleri
ile eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından düzenlenecek
sağlık kurulu raporu (Raporda uygulanacak tedavi programı
ve süresi ayrıntılı olarak belirtilecektir.) ile belgelendirilmek
ve Sağlık Bakanlığınca oluşturulan Aferez-Fotoferez Danışma
Komisyonunun uygun görüşü alınmak şartıyla (Kutanöz T hücreli
lenfoma ve bunun alt grupları olan Mikozis Funguodies, Sezary
sendromu endikasyonları hariç), ayakta tedavi gören veya yatan
hastalar için bu Tebliğe ekli Fiyat Tarifesinde (EK-8) yer
alan fiyat üzerinden faturalandırılır ve hastanın kurumu tarafından
en fazla altı aylık tedavi programı için ödenir. Ancak, hastanın
klinik tablosunun tedavinin sürdürülmesini gerektirmesi ve
bu durumun tıbbi gerekçeleri ile tedavi süresinin sağlık kurulu
raporu ile tevsik edilmesi ve Aferez-Fotoferez Danışma Komisyonunca
da onaylanması kaydıyla tedavi kesin sonuç alınana kadar uzatılabilir.
Bu fiyata, tedavide kullanılan işlem kiti, fistül iğnesi,
uvadex, UV-A lambaları, izotonik serum, heparin, erişim katateri
ve her türlü tıbbi- teknik işlemler dahildir. Yatan hastalar
için yatak ve benzeri diğer hizmetler, bu Tebliğe ekli Fiyat
Tarifesi (EK-8) üzerinden ayrıca faturalandırılır.
10.
Organ Nakli ve Diyaliz Tedavileri
10.1.
Organ Nakli Tedavileri
Yönetmeliğin 3 üncü maddesi gereğince, tedavi giderlerinden
yararlananların, hastalanıp organ nakline gerek görülmesi
halinde, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması
ve Nakli Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınmak şartıyla,
verici durumunda bulunan kimselerin bu işlemle ilgili tedavi
giderleri, Yönetmeliğin kapsamına girip girmediklerine bakılmaksızın
alıcı durumundaki hastaların kurumu tarafından aynen ödenecektir.
Tedavisi için kemik iliği nakli gereken ve yurt içinde uygun
vericisi bulunmadığı ülkemizdeki kemik iliği bankalarınca
rapor edilen hastalar için, yurtdışındaki kemik iliği bankaları
aracılığı ile 8/8 doku tipi uyumu gösteren (HLA A, -B, DR
düşük çözünürlük ve HLA DR yüksek çözünürlükte ya da HLA A,
-B, C ve DR düşük çözünürlükte) kan örnekleri, beklemeden
getirtilir. 8/8 sayısı yeterli değilse, (toplamda 25 vericiden
az ise) ilgili yurtdışı kemik iliği bankalarından ve verici
merkezlerinden 8/8 uyum sağlanana kadarki ileri testler yaptırılır
ve masrafları kurumunca karşılanır. Yukarıda belirtilen şartlarda
uyum 8/8 uyum gösteren verici adaylarının (bir defada en az
10, toplamda 25 kişiyi geçmemek üzere) kan örnekleri, ilgili
yurtdışı kemik iliği bankalarından ve verici merkezlerinden
istenerek getirtilir ve bu örneklerin ileri testleri ülkemizdeki
laboratuarlarca yapılır. Bu testlerin ücretleri, kemik iliği
bankaları tarafından ilgili ülkelere döviz cinsinden ödenecek,
vergi ve transfer ücreti de dahil olmak üzere YTL cinsinden
belge mukabilinde kemik iliği bankasına kurum tarafından ödenir.
Bu hüküm, geçmiş yıllarda gerçekleştirilmiş ancak ödemeleri
yapılamamış nakil, tarama ve testler için, ilgili yıllardaki
nakillere, tarama ve testlere ilgi kurularak, 2006 yılında
fatura edilecek nakil, tarama ve test işlemleri için de geçerlidir.
Kemik iliğinin yurt dışından Türkiye’deki nakil merkezlerine
getirilmesi Türkiye’deki kemik iliği bankasının görevlendireceği
bir kurye tarafından gerçekleştirilir. Bankanın kuryesinin
olmadığı durumlarda yabancı bir kurye kemik iliğini Türkiye’deki
nakil merkezine getirecektir. Kemik iliğinin Türkiye’deki
nakil merkezine getirilme masrafları Avrupa kıtası için en
fazla 2000 Euro karşılığı YTL, Amerika ve diğer ülkeler için
en fazla 3000 Euro karşılığı YTL olmak üzere belge karşılığında
hastanın kurumunca ödenir.
Akraba dışı kemik iliği vericisinin ülkemizde bulunmaması
halinde, vericinin ileri testleri, sağlık kontrol masrafları,
alınan kemik iliğinin yine Türkiye’deki bir nakil merkezine
götürülmesi ile ilgili, kemik iliğinin toplanması, saklanması,
kemik iliği bankası kuryesince taşınması ve gerektiğinde konaklaması
ile ilgili masrafları belge karşılığı hastanın kurumunca ödenir.
10.2.
Diyaliz Tedavileri
Kronik böbrek yetmezliği tanısı konulan ve diyaliz tedavisi
alması gerektiği SKR ile belgelendirilen (akut böbrek yetmezliği
tanısıyla yapılan diyaliz işlemleri hariç) diyaliz hastaları,
bu tedavilerini sağlık kurumlarında veya 8/5/2005 tarihli
ve 25809 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Diyaliz Merkezleri
Yönetmeliği” hükümlerine uygun olarak açılan özel diyaliz
merkezlerinde yaptırabilirler. Bu merkezlerde, hastanın diyaliz
uygulamasında gerekli olan ve sağlık kurulu raporunda belirlenen
hastalığıyla ilgili ilaçlar (paket kapsamında olanlar hariç)
bu Tebliğde belirtilen esaslara uygun olarak reçetelenir ve
serbest eczaneler tarafından karşılanır.
Böbrek yetmezliği için yapılan asetatlı ve bikarbonatlı hemodiyaliz
tedavi giderleri Tebliğ’in Tanıya Dayalı Fiyat Listesindeki
(EK-9) paket fiyatlar üzerinden fiyatlandırılır. Asetatlı
ve bikarbonatlı hemodiyaliz tedavisi sırasında kullanılması
gerekli olan malzeme ve ilaçlardan; A-V fistül iğnesi, A-V
kan seti, dializör, serum, antikoagülan olarak kullanılan
düşük molekül ağırlıklılar dahil her türlü heparin, konsantre
hemodiyaliz solüsyonu (asetatlı, bazik ve asidik ) ve yukarıda
anılan yönetmelik gereğince yapılması zorunlu olan tetkikler
ile kullanılan her türlü serum bu ücretlere dahildir.
Ayrıca, böbrek yetmezliği için yapılan periton diyalizi, hemofiltrasyon
ve plazmaferezis giderleri ile bunlara ait tetkik ve tahlil
giderleri ve diyalize ilişkin diğer tedaviler, Bu Tebliğ’e
ekli (EK-8) Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesindeki fiyatlar
esas alınarak ödenir.
Sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan hastalarda “izleme”
ücreti ayda en fazla iki defa, periton diyalizi değişim sıvısı
ücreti ise, raporlarda her hastada periton boşluğu hacmi
için uygun solüsyon miktarı hacim olarak ml.cinsinden belirtilerek
(Örneğin, 2500 ml ile başlanan hastada 2500 ml ile devam edilmesi
gibi) aletsiz periton diyalizi uygulamalarında ayda standart
solüsyonlar için maksimum 150 adet torba, biyouyumlu solüsyonlarda
ise ayda maksimum 130 adet olacak şekilde karşılanır (aminoasit
içerikli ile isodextrin içerikli solüsyonlar günde en fazla
1 defa ve bu solüsyonlar 2 adet standart solüsyon gibi kabul
edilir). Yatan hastalarda bu şart uygulanmaz.
10.3.
Tüp Bebek Tedavisi
10.3.1
Tüp Bebek Öncesi Tedavi
Kısırlık şikayeti ile resmi sağlık kuruluşlarına başvuran
hastalarda Tüp bebek tedavisine başlamadan önce yapılacak
incelemeler ve tanıya bağlı olarak hastalarda klasik ovülasyon
indüksiyonu tedavisi ve gerekiyorsa ek olarak İntrauterin
inseminasyon (IUI) (örneğin açıklanamayan infertilite vakalarında)
işlemi uygulanır. (Hastanın yaşamı boyunca yapılacak primer
(klasik) infertilite tedavisi 3 siklus ve toplam en fazla
4500 ünite doz gonadotropini ve gerekirse ek olarak yapılan
IUI işlemlerinde tedavi 3 siklus ve toplam en fazla 4500 ünite
doz gonadotropini geçemez. Her siklus için kadın hastalıkları
ve doğum uzmanının bulunduğu sağlık kurulu raporu düzenlenip
bir siklus için gerekli ilaç miktarı tek reçetede kadın hastalıkları
ve doğum uzmanı tarafından yazılabilecektir. Yaş ve evlilikle
ilgili olarak tüp bebekte belirtilen kriterler infertilite
ve IUI içinde aynen geçerlidir.
Ovülasyon tetiklemesi için kullanılan Hcg (human krionik gonadotropin)
dozu, maksimum dozun dışında olup 5000-10000(1-2 ampul) ünite
dozu geçemez. Üç uygulamadan (siklus) sonra yapılan infertilite
tedavisi için uygulanan gonadotropinler ödenmez.
10.3.2.
Tüp Bebek İçin Sevk Esasları
Kısırlık tedavisinde bir tedavi yöntemi olarak kabul edilen
tüp bebek uygulamaları, 21/08/1987 tarihli ve 19551 sayılı
Resmi Gazete’de yayınlanan “Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri
Yönetmeliği’ne göre Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış,
kamu ve özel sektöre ait, üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde
(yeşil kart sahibi hastalar için 3816 sayılı Kanun ve ilgili
yönetmelik gereği özel merkezlerde yaptırılan tedavi giderleri
ödenmez) yapılabilir. Tüp bebek uygulaması amacıyla bu merkezlere
sevk yapılabilmesi ve tedavi giderlerinin ilgilinin kurumunca
karşılanabilmesi için;
Evli olan memurun kendisinin veya kanunen bakmakla yükümlü
olduğu eşinin kısırlığa bağlı olarak tüp bebek tedavisi olması
gerektiğinin, eğitim ve üniversite hastaneleri tarafından
bu Tebliğin 20.7.3 üncü maddesinde belirtilen esaslara uygun
olarak düzenlenecek resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi
zorunludur.
Sağlık kurulu raporu ile belirlenmiş açıklanamayan infertilite
vakalarında, en az üç kez klasik ovülasyon indüksiyonu + intrauterin
inseminasyon (IUI) işlemi yapılmadan tüp bebek uygulamasına
geçilemez.
Tüp bebek ve klasik ovülasyon indüksiyonu + intrauterin inseminasyon
uygulamalarında kullanılan ilaçlar; bu Tebliğ eki ilaç listelerinde
yer almak kaydıyla tüp bebek tedavisi yapılan merkezlerde
görevli uzman hekimlerce ilacın etken madde ismi ve günlük
maksimal kullanım dozu belirtilerek reçete edilebilir ve bu
ilaçlar hasta katılım payından muaf değildir. Özel merkezlerde
tedavi görenlerin ilaçları, özel merkezlerde görevli uzman
hekimler tarafından yazılıp, protokol numaraları özel merkezler
tarafından verilmelidir.
3 siklus boyunca yapılan klasik ovülasyon indüksiyonu ve gerektiği
hallerde IUI tedavisine rağmen hastanın gebe kalamaması halinde
veya aşağıda belirlenen istisnalara ve kriterlere göre başlanacak
olan Tüp bebek işlemi, hastanın 40 yaşına kadar olan yaşam
süresi içerisinde en fazla üç uygulama (siklus) olmak üzere
yapılabilir. Kullanılacak ilacın dozu (gonadotropin) üç uygulama
için toplam en fazla 9.000 üniteyi aşamaz. Üç uygulamadan
(siklus) sonra yapılan infertilite tedavisi için uygulanan
gonadotropin bedelleri ödenmez.
10.3.3.
Tüp Bebek Tedavisine Başlama Kriterleri
A-
Erkek faktörü:
Üro-androlojik tedaviye cevap vermeyen Oligoastenospermi-
azoospermi
En az 15 gün aralarla yapılan üç ayrı spermiyogramın hepsinde
total progresif motil sperm sayısının 5 milyondan az olması
gereklidir. Motil sperm sayısı aşağıdaki formül ile hesaplanmalıdır.
Yıkama öncesi semen örneğinde; Volüm (ml) x konsantrasyon
(sayı / ml) x motilite (%)
B-
Kadın faktörü:
1- Tubal faktör
a)
Bilateral tam tubal tıkanıklık saptanan, (ağır distal tübal
hastalık, bilateral organik proksimal tübal tıkanıklık, bilateral
bipolar tubal tıkanıklık veya tüp yokluğu olan olgular), primer
silier diskinezi- Kartegener Sendromu varlığı eğitim veya
üniversite hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporu belgelendirilmiş,
b) Ağır pelvik yapışıklık belirlenen veya Tübal cerrahi (laparoskopi
veya açık cerrahi ile ) sonrasında bir yıl içinde gebe kalamayan,
olgulardır.
Bayan yaşı 38 ve üzerindeki olgularda; yukarıda belirtilen
endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi
kaydıyla, tübal cerrahi yapılmaksızın veya tübal cerrahi sonrası
bir yıl beklemeksizin hasta doğrudan tüp bebek tedavisi için
sevk edilebilir.
2-
Endometriozis
Hafif ve orta derece endometriozis açıklanamayan infertilite,
ileri evre (evre 3-4) endometriozis ise tübal patoloji gibi
değerlendirilir. (Endometriozis cerrahisi tedavisinden sonra
bir yıl medikal infertilite tedavisi uygulanmış olmasına
rağmen gebeliğin sağlanamadığı durumlarda ve üç siklus OI
ve IUI tedavisi sonrası gebelik elde edilemeyen endometriozis
olgularında tüp bebek tedavisine ( IVF) başlanabilir.)
Bayan yaşı 38 ve üzerinde olan olgularda; yukarıda belirtilen
endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi
kaydıyla, herhangi bir bekleme süresi aranmaksızın doğrudan
tüp bebek tedavisine başlanabilir.
3-
Hormonal – Ovülatuar Bozukluklar
a) Oligo – anovülasyon ,
b) DSÖ Grup I-II ovülatuar bozukluklarda veya hiperprolaktinemiye
bağlı anovülasyonda standart tedaviye yanıtsızlık açıklanamayan
infertilite gibi değerlendirilir.
Tüp bebek uygulamasına geçilmeden önce anovülasyon nedeni
ile (örneğin polikistik over sendromu) klasik ovülasyon indüksiyonu
için gonadotropin kullanımında, ilaveten intrauterin inseminasyon
(IUI) işlemi yapma zorunluluğu yoktur. Hasta üç gonadotropin
uygulaması ile (IUI olsun veya olmasın) gebe kalamıyor ise,
hastanın bu durumunun ( örneğin polikistik over sendromu)
sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla tüp bebek
tedavisi için sevk yapılabilir.
Bayan yaşı 38 ve üzerindeki olgularda; yukarıda belirtilen
endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi
kaydıyla, kontrollü overyan hiperstimülasyon COH-IUI işlemleri
yapılmaksızın hasta doğrudan tüp bebek tedavisi için sevk
edilebilir.
C-
Açıklanamayan İnfertilite:
Hem erkek, hem de kadının tetkiklerinin normal olmasına ve
en az üç siklus IUI uygulanmasına rağmen üç yıl veya daha
uzun süreli gebe kalamama halinde sağlık kurulu raporu ile
tüp bebek tedavisine başlanabilir.
Bayan yaşı 38 ve üzerindeki olgularda; yukarıda belirtilen
endikasyonların sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi
kaydıyla, hasta beklemeksizin doğrudan tüp bebek tedavisi
için sevk edilebilir.
D-
Diğer Endikasyonlar:
Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) yapılma endikasyonu eğitim
veya üniversite hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporu
ile belgelendirilmiş olanlar ile kötü ovarian cevabı olan
durumlarda bu durumlarını sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri
kaydı ile, doğrudan tüp bebek tedavisine başlanabilir.
10.3.4.
Tüp Bebek Tedavisi İşlem Bedeli ve Ödeme Esasları
Tüp bebek tedavisi kapsamında yapılan, Ovülasyon indüksiyonu,
oosit aspirasyonu, sperm- oosit hazırlanması ve inkübasyonu,
embriyo transferi, ICSI (Mikro enjeksiyon), invaziv sperm
elde etme yöntemleri, embriyo freeezing (1 yıla kadar) işlemlerine
ait fiyatlar bu Tebliğde ekli Resmi Sağlık Kurumları Fiyat
Tarifesinde (Ek-8) belirlenmiş olup bu fiyatlara kullanılan
her türlü sarf malzemesi dahildir. Tüp bebek işlemleri ile
tüp bebek işlemi öncesi yapılan tetkik ve tahlil giderleri
(Ek-8) de yer alan birim fiyatlar üzerinden ayrıca faturalandırılır.
Doğal yollarla veya tüp bebek yöntemiyle bir veya birden fazla
canlı çocuk sahibi olan ailelerin, daha sonra erkek ve/veya
kadında gelişen kısırlığa (sekonder infertilite) bağlı olarak
çocuk sahibi olamadıkları gerekçesiyle tüp bebek tedavisi
yaptırmaları durumunda, bu durumları resmi sağlık kurulu raporu
ile belgelendirilse dahi tüp bebek tedavisine ait giderler
Devlet bütçesinden karşılanmayacaktır.
Tüp bebek tedavisi için bu madde hükümlerine uygun olarak
resmi veya özel üremeye yardımcı tedavi merkezlerine sevk
edilen hastaların, tüp bebek kapsamında yapılan her türlü
tıbbi işlemin kaydının tutulması ve tutulan kayıtların denetim
esnasında ibrazı zorunludur. Bu kayıtların doğru ve sağlıklı
bir şekilde tutulması ve muhafazası merkez sorumlusunun yükümlülüğündedir.
Tüp bebek tedavisine ait giderlerin kurumlarca ödenebilmesi
için ilgili hastaya tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan
tıbbi işlemlerin yukarıda belirtilen bedeller üzerinden ücretlendirilerek,
düzenlenecek faturalarda ayrı ayrı gösterilmesi ve bu işlemlere
ait kayıtların tedaviyi yapan merkez sorumlusu tarafından
tasdik edilmiş bir örneğinin fatura ekine konulması gerekir.
Sağlık Bakanlığından ruhsatlı, üremeye yardımcı özel tedavi
merkezlerinde yaptırılan tüp bebek tedavisine ait giderlerin,
bu Tebliğe ekli Resmi Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesinde (Ek-8)
belirlenen tutarı kadarı ilgilinin kurumuna fatura edilir,
bu tutarı aşan kısmı ise hastanın önceden yazılı olarak bilgilendirilmesi
kaydıyla kendisinden tahsil edilir. Hastalar, özel merkezlere
fark ücreti olarak ödedikleri miktarı kurumlarından ayrıca
talep edemezler.
Tüp bebek tedavisi en fazla üç uygulama ile sınırlı tutulduğundan,
yapılan her bir uygulamaya ait kayıtlar sağlık karnesinin
ilgili bölümüne işlenir ve ilgilinin kurumu tarafından bu
Tebliğin 23.2 nci maddesi uyarınca ilgili adına tutulan sağlık
dosyasına işlenmek suretiyle takibi yapılır.
11. Reçetelerin Düzenlenmesi ve İlaç Kullanım İlkeleri
11.1.
Ayakta veya Evde Tedavilerde Reçetelerin Düzenlenmesi
Ayakta veya evde tedavi sırasında gerekli görülen ilaçlar
için sağlık karnelerinde bulunan kendinden kopyalı reçeteler
kullanılacaktır. (Sosyal Güvenlik Kurumlarının bu konudaki
özel uygulamaları saklıdır)
11.2.
Yatarak Tedavilerde Reçetelerin Düzenlenmesi
Yatarak tedavilerde hastanede kullanılan ilaçların hastane
eczanelerinden temini zorunludur.
Dışardan alınması gereken ilaçlar, hak sahiplerinin sağlık
karnelerine, üzerinde yer alan bilgiler tam ve eksiksiz olarak
kendinden kopyalı reçetelere yazılacak, “ECZANEMİZDE YOKTUR,
YATAN HASTA” kaşesi vurularak başhekimlik tarafından onaylanacaktır.
Hastanelerde bu şekilde düzenlenen reçeteler beş günlük maksimum
tedavi dozunu geçemeyecektir. Bilahare ilacın hastane eczanesince
temin edilememesi ve tedavinin devam ettiği durumlarda “doz”
bitiminde yeniden reçete yazılması mümkündür.
Yukarıda belirtilen esaslara göre, hastanelerde yatan hastalar
için düzenlenen reçete muhteviyatı ilaçların, rasyonel kullanımını
sağlamak amacıyla, eczanelerden dönüşümlü olarak temini hususunda,
hastaneler, Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ile işbirliği
yapabilir. Bu uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı,
Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile
Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti tarafından müştereken
belirlenir.
Yatan hastalar taburcu edilirken idame tedavileri için reçete
edilen ilaçlar, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri
nedeniyle hastane stoklarında kayıtlı ve üzerlerinde “SSK
MALIDIR SATILAMAZ” veya “SSK’DAN DEVİR İLAÇTIR” ibaresi bulunan
ilaçlarla sınırlı olmak üzere, hastane eczanesinden verilebilir
ve hastanın kurumuna tedavisine ait diğer işlemlerle birlikte
fatura edilir. Bu ilaçlar SSK mensubu hastalara verildiği
takdirde provizyon sistemine girilir. Hasta katılım payı peşin
alınan hak sahiplerinden, hastane tarafından tahsil edilir,
maaşından kesilen hak sahipleri için ise kurumlarınca ilgili
hastanelere ödenir. Bu uygulamada, Tebliğ’de belirtilen reçete
yazım kuralları ile indirim oranları dikkate alınır.
Ayrıca, SSK ilaç ve tıbbi malzeme sanayi müessesesinde üretilmiş
olan ilaçlar, miadları içerisinde Sağlık Bakanlığı sağlık
tesislerinde SSK sigortalısının ayaktan/yatarak tedavilerinde
kurum mevzuatı doğrultusunda verilir.
12. Reçete Yazımı, Rapor Düzenlenmesi ve İlaç Kullanım
İlkeleri
İlaç kullanımında ve rapor düzenlenmesinde aşağıda belirtilen
hususlar temel alınacaktır.
a) Tüm reçetelere mutlaka teşhis yazılacaktır. Ayaktan hastalar
için yazılan reçetelerde, reçeteyi yazan hekimin imza ve kaşesi
bulunacak (kaşede kurumun adı, hekimin ana uzmanlık dalı ile
birlikte var ise yan uzmanlık dalı ve diploma numarası mutlaka
yer alacaktır) ayrıca, kurum başhekiminin onayı ve mühür aranmayacaktır.
Teşhisi yazılmayan, ilgili hekimin imza ve kaşesi bulunmayan
reçeteler resmi ve özel eczaneler tarafından kabul edilmeyecektir.
Üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde
ihtisas yapan asistanlar, eğitim aldıkları branş uzman hekiminin
yazması gereken ilaçlar ile Tebliğ’de uzman hekimlerce yazılabileceği
belirtilen ilaçları yazabilir. Herhangi bir uzman hekim tarafından
reçete edilebilen tüm ilaçlar, aynı uzmanlık eğitimi üzerine
yan dal uzmanlığı yapmış olan hekimlerce de reçete edilebilecektir.
Aile hekimliği yapan hekimler, aile hekimliği uzmanının yazabildiği
tüm ilaçları reçete edebilirler.
b) Sağlık Kurulu raporlarından, aslına sadık kalmak kaydıyla
Tebliğ hükümlerine göre eksikliği bulunan raporlar (doz, ilaç
yazılım kurallarına ait tıbbi bilgiler) raporun çıktığı hastanede
raporu düzenleyen ilgili dal uzmanı tarafından kaşeli ve imzalı
düzeltmesi ve bunun Başhekimlik tarafından onaylanmak koşuluyla
süresinin sonuna kadar geçerlidir. Raporlarda yapılan düzeltmeler
düzeltme tarihinden itibaren geçerlidir.
12.1.
Reçetelere Yazılabilecek İlaç Miktarı
Ayaktan yapılan tedavilerde; aşağıda 12.4 üncü maddede belirtilen
durumlar dışında; reçetelere en fazla dört kalem ve yedi günlük
tedavi dozunu aşmayacak şekilde ilaç yazılacaktır. İlacın
yedi günlük tedavi dozunu belirlemek üzere, reçetede mutlak
surette günlük kullanım dozu da belirtilecektir. İlacın piyasada
bulunan en küçük ambalajı, yedi günlük tedavi dozundan fazla
ise, bu ilaç bir kutu olarak verilecektir.
Ancak, aynı eşdeğer gruptaki ilaçların piyasadaki yedi günlük
ambalaj formlarından bir tanesinin bir kutu olarak verilmesi
uygulamasına 1/10/2006 tarihinden itibaren geçilecektir.
Pnömoni, bronşektazi, osteomyelit teşhislerinde hekim gerekli
gördüğü taktirde 10-14 günlük tedavi dozunda antibiyotik reçete
eder. Diğer endikasyonlarda 5-7 günlük antibiyotik tedavisi
uygulanır.
İlaç verilmesinde genel kural en fazla dört kalem ilaç, yedi
günlük tedavi dozu ve her kalemden de bir kutu ilacın hekim
tarafından reçeteye yazılmasıdır. Ancak, bir kutu ilacın yedi
günlük tedavi dozunu karşılamaması durumunda gerekli miktardaki
ilaç hekim tarafından reçeteye yazılabilecektir.
Örnek 1- Hasta (A)’ya yedi günlük tedavi
süresi için orijinal ambalajında 20 adet draje bulunan bir
antibiyotik yazılmış olsun. Günde 12 saat ara ile toplam 2
adet kullanılması öngörülen bu ilaç yedi günlük tedavi dozunu
karşılayacağından reçeteye ancak bir kutu yazılabilecektir.
Örnek 2- Hasta (B)’ye hekim tarafından orijinal
ambalajı 100 cc.lik süspansiyon şeklinde olan ve günde 6 saat
ara ile 5 cc üzerinden 4 kez alınması uygun görülen yedi günlük
antibiyotik tedavisi önerilmiş olsun. Bu durumda bir kutu
yedi günü karşılamadığına göre, bir haftalık tedavi dozunu
sağlamak için hekim tarafından reçeteye bu ilaçtan en fazla
2 kutu yazılabilecektir.
Örnek 3- Hasta (C)’ye orijinal ambalajında
16 adet kapsül bulunan ve günde 8 saat ara ile 3 adet kullanılması
uygun görülen (500) mg’lik antibiyotik yazılmış olsun. Hekim
tarafından yedi günlük tedavi süresi öngörülmüş olduğu takdirde
hastanın reçetesine bu ilaçtan en fazla 2 kutu yazılabilecektir.
a)İlacın reçete edilmesindeki özel düzenlemeler saklı kalmak
kaydıyla, Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar listesinde (EK–2)
yer almamakla birlikte, uzun süreli kullanımı sağlık kurulu
raporu ile belgelendirilen ilaçlarda (hasta katılım payı alınmak
kaydıyla), tüm hekimlerce,
b)Menopoz (Kadın hastalıkları ve doğum, iç hastalıkları, ortopedi,
fizik tedavi ve rehabilitasyon ve aile hekimi uzmanları tarafından
ve sağlık kurulu raporuna istinaden tüm hekimlerce) ve disfonksiyonel
uterin kanamalarda (kadın hastalıkları ve doğum ve aile hekimliği
uzmanı tarafından ve sağlık kurulu raporuna istinaden tüm
hekimlerce) rapor aranmaksızın,
en fazla üç aylık tedavi dozu yazılabilir.
c) 1.Yanık tedavilerinde, anemilerde, reflüde ve GIS ülserlerinde,
2. Yalnız dermatoloji uzmanlarınca reçete edilebilen oral
retinoidlerde (izotretionin, asitretin),
3. Yatış sonrasında taburcu edilen hastaların idame tedavisi
için düzenlenen reçetelere,
hekim tarafından tedavi süresi belirtilmek kaydıyla,
en fazla bir aylık dozda ilaç yazılabilir.
Yatarak tedavi edilen hastalar için gerekli olan ve hastane
eczanesinde bulunmayan ilaçlar en fazla beş günlük tedavi
dozunu geçmeyecek şekilde reçeteye yazılabilir. Bu reçetelerde
mutlak surette günlük tedavi dozu da yazılacak, beş günlük
tedavi dozunu aşan ilaç eczane tarafından kesinlikle verilmeyecektir.
Ancak, sağlık kurumlarında uzun süre yatarak tedavi gören
tüberküloz hastalarına, kullanım dozu belgelenmek kaydıyla
l aylık miktarda tüberküloz ilaçları yazılabilir.
Bir ilacın Sağlık Bakanlığınca izin verilen endikasyon ve
kullanım dozu dışında kullanımı ancak Sağlık Bakanlığınca
verilen onayla mümkün olacaktır.
12.2.
Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar
Bu Tebliğ’e ekli Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde
(EK–2) yer alan hastalıklarda kullanılacak ilaçlar sağlık
kurulu raporuna istinaden en fazla 3 aylık miktarda yazılabilecektir.
Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK–2) bulunan
hastalıklarda rapora istinaden bir reçetede 4 kalem sınırlaması
bulunmamaktadır.
a) İlacın reçete edilmesindeki özel düzenlemeler
(Tebliğin 12.7 bölümü ve EK-2/C hükümleri) saklı kalmak kaydıyla,
Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK–2) yer
alan ilaçlar, ilacın reçete edilme koşulunda belirtilmiş olan
uzman hekimlerden birinin yer aldığı sağlık kurulu raporuna
dayanılarak reçete tekrarında diğer hekimlerce de yazılabilecektir.
b) Ayaktan yapılan I.V.P. ve HSG tetkiklerinde
kullanılacak non-iyonik radyo-opak maddelerden 50 ml.lik bir
kutu kullanılması halinde yalnızca tetkiki isteyen uzman hekim
veya radyoloji uzmanı tarafından reçete düzenlenecek, reçeteye
radyo-opak madde ve yapılacak tetkikin ne olduğu açıkça yazılacaktır.
50 ml.yi aşan dozda non-iyonik radyo-opak madde kullanılması
halinde ise ayrıca kullanılma gerekçesi reçeteye yazılacaktır.
c) Ayaktan yapılacak radyolojik tetkikler
için kullanılacak tüm iyonik ve non-iyonik radyo-opak maddelerden
katkı payı alınmayacaktır. Reçeteye ön tanı ve istenilen tetkik,
ilgili hekim tarafından yazılıp imzalanacaktır.
Tedavi için yurtdışından getirtilecek ilaçlar, reçeteye sağlık
kurulu raporuna dayanılarak uzman hekim veya ilgili uzman
hekim tarafından 3 aylık doza kadar yazılabilecektir. Onkoloji
ilaçları en fazla 3 aydaki kür sayısı kadar dozda getirtilebilecektir.
12.3.
Hastanede Yatan Hastalarda Kullanılabilecek İlaçlar
Bu Tebliğe ekli (EK–2/B) sayılı listede yazılan anestezikler
ve ilaçların bedelleri, sadece hastanede yatan hastalarda
ve/veya tedavisi klinik şartlarında yapılabilen hastalarda
kullanımı halinde ödenecektir.
Listede yer alan ilaçların kullanımı için reçeteler bu Tebliğin
11.2 nci bölümündeki esas ve usullere uyularak düzenlenecektir.
Bu ilaçların ayakta tedavilerde reçetelere yazılması durumunda
ödeme yapılmayacaktır.
Sağlık kurulu raporu ile tevsik edilen ve sürekli periton
diyalizi tedavisinde kullanılması zorunlu görülen diyaliz
solüsyonu ile sarf malzemeleri ayakta tedavide de yazılabilir.
12.4.
Ayakta Tedavide Kullanımı Sağlık Kurulu Raporuna Bağlı İlaçlar
Bu Tebliğ’e ekli (EK–2/C) sayılı listede yer alan ilaçların,
ayakta tedavilerde kullanımı durumunda reçetelere yazımı sağlık
kurulu raporuna bağlıdır. Bu sağlık kurulu raporu, hastanın
adı, teşhis (kısaltma yapılmadan), etken madde adı ve dozu,
uygulama planı ve süresi ile hastayı tedavi eden birimin ve
uzman hekimin adını da ayrıca kapsayacaktır. Preparatın maksimum
dozu belirtilerek maksimum dozu aşmamak kaydıyla düzenlenen
rapor tedavi süresi boyunca geçerlidir. Bu süre her hal ve
takdirde iki yılı geçemez.
Yukarıda belirtilen listede yer almakla birlikte (EK–2) sayılı
Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesinde yer almayan
ilaçlardan hasta katılım payı alınacak, (EK–2) liste kapsamında
olanlardan ise sağlık kurulu raporunda belirtilmesi kaydıyla
hasta katılım payı alınmayacaktır.
12.5.
Bedeli Ödenecek İlaçlar
Kurum ve kuruluşlarca bedeli ödenecek olan ilaçlar bu Tebliğ’e
ekli Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde (EK–2/D) belirtilmiştir.
Bu listede ticari isimleri ve barkod numaraları ile birlikte
yer alan ilaçlar dışındakilerin bedelleri, reçeteye yazılsa
dahi kurumlarca hiçbir şekilde ödenmeyecektir.
Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesinde (EK–2/D) yer alacak veya
bu listeden çıkarılacak ilaçların saptanmasına ilişkin değerlendirmeler,
14/02/2004 tarih ve 25373 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan,
06/02/2004 tarih ve 2004/6781 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile oluşturulan “Geri Ödeme Komisyonu” tarafından yapılır.
Etken maddesi geri ödeme listesinde olan bir ilacın eşdeğeri
olanlar en ucuz eşdeğerinin altında fiyat taşıması halinde
“Geri Ödeme Komisyonu” tarafından ivedilikle değerlendirilir.
Geri ödeme komisyonunun çalışma usul ve esaslarına ilişkin
karar Maliye Bakanlığının web sayfasında duyurulmuştur.
12.6.
İntravenöz İlaç Tedavisi
Üniversite hastaneleri ve eğitim hastaneleri ile Sağlık Bakanlığınca
uygun görülen resmi ve özel hastanelerde,
a) Kanser, kronik osteomiyelit, infektif endokardit vb. hastalıklarda
ve/veya,
b) Kan ürünleri ile damar yoluyla kullanılan antibiyotikler
gibi ürün ve ilaçların kullanımı,
gereken hallerde hastanın hastaneye yatışı yapılmadan intravenöz
tedavi/kemoterapi uygulanabilir. Bu uygulama için tedavide
kullanılacak ilaçlar ve sarf malzemelerinin tedaviyi yapan
sağlık kurumu tarafından temin edilmesi halinde ilgili kuruma
fatura edilir ve provizyon sistemine girilir.
Uzun süreli intravenöz ilaç tedavisi (kemoterapi vb) uygulamaları
sonucunda hasta adına düzenlenecek faturaya, hastalığın adını,
uygulanan tedavi planını, verilen ilacın günlük dozunu ve
miktarını belirten ve ilgili uzman hekimin imzası ile başhekimin
onayını içeren tedavi planı eklenmesi gerekmektedir.
12.7.
Bazı Özel Hastalıklara ve İlaç kullanımına İlişkin Düzenlemeler
12.7.1.
Altın Preparatları, Biyolojik Ajanlar, Leflunomid ve Subkütan
Metotreksat Kullanım İlkeleri
a) Altın preparatları kullanımından önce
diğer antiromatizmal ilaçlar ile tedavi yapılacaktır. Bu tedaviye
cevap alınamaması durumunda ve tedavinin devamı gerektiğinde;
yapılan tedaviden alınan sonuçlar, tedavinin ne kadar süredir
devam ettiği, ilacın adı, dozu ve kullanım süresi ile ayrıntılı
tedavi şemasını belirten sağlık kurulu raporu düzenlenecektir.
b) Romatolojide biyolojik ajanlardan Anti
TNF ilaçların (infliksimab, etanarsept, adalimumab gibi) kullanım
ilkeleri; en az 2 farklı hastalık modifiye edici antiromatizmal
ilacı, en az 3’er ay olmak üzere kullanmış olmasına rağmen
hastalık aktivitesinin kontrol altına alınamadığı (Hastalık
Aktivite Skoru DAS 28 > 5.1) veya yan etki nedeniyle bu
ilaçların kullanılamadığı resmi sağlık kurulu raporunda belirtilen
romatoid artritli hastalarda, biri maksimum doz indometazin
olmak üzere en az 2 nonsteroid antiinflamatuar ilacı maksimum
dozunda kullanmasına rağmen yeterli cevap alınamayan veya
yan etkileri nedeniyle bu ilaçların kullanılamadığı aksiyel
tutulumlu ankilozan spondilitli hastalarda, sulfasalazin veya
metotreksat kullanılmasına rağmen cevap alınamayan veya yan
etkileri nedeniyle bu ilaçların kullanılamadığı periferik
eklem tutulumlu ankilozan spondilitli hastalarda (Bath Ankilozan
Spondilit Hastalık Aktivite İndeksi BASDAİ > 4, Visual
Analog Skoru VAS 0-10cm), Hastalık modifiye edici ajanlardan
en az ikisi (tek tek veya kombinasyon şeklinde) standart dozda
en az altı ay kullanılmışsa ve yanıt alınmamışsa (bir ay arayla
yapılmış iki ayrı muayenede en az üç hassas eklem ve en az
üç şiş eklem olması) veya toksisiteden dolayı altı aydan daha
kısa sürede yukarıdaki ilaçlar kesilmek zorunda kalmışsa psöriatik
artrit tedavisinde, Anti TNF ilaçlar kullanılabilecektir.
c) Bu maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
ilaçlar; fizik tedavi ve rehabilitasyon, romatoloji veya immünoloji
(erişkin veya pediatrik) uzman hekimlerinin en az birinin
bulunduğu üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde
ve immünoloji ve/veya romatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon
uzman hekimin bulunduğu resmi sağlık kurumlarında düzenlenecek
sağlık kurulu raporuna dayanılarak, bu uzman hekimlerden
biri tarafından reçete edilebilecektir. İntravenöz formları,
mutlaka ilacın başlandığı üniversite hastaneleri ile eğitim
ve araştırma hastanelerinde veya immünoloji ve/veya romatoloji
ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekiminin bulunduğu
resmi sağlık tesisinde uygulanacaktır. Subkütan formlarının
ilk dozları ilacın başlandığı üniversite hastaneleri ile eğitim
ve araştırma hastanelerinde veya immünoloji ve/veya romatoloji
uzman hekiminin bulunduğu resmi sağlık tesisinde hekim gözetiminde
yapılacak, uygun enjeksiyon tekniği konusunda hastaya veya
hasta yakınına eğitim verildikten sonra ilgili uzman hekim
uygun gördüğü ve sağlık kurulu raporunda “Mahallinde tedavisi
sürdürülebilir” ibaresine yer verdiği taktirde hastane dışında
uygulanmak üzere iki aylık dozlar halinde reçete edilebilecektir.
Hastalar iki ayda bir üniversite hastaneleri ile eğitim ve
araştırma hastanelerinde veya immünoloji ve/veya romatoloji
uzman hekiminin bulunduğu resmi sağlık tesisinde muayene edilecek,
ilk ilaç etkinliği iki ay sonunda değerlendirilecek, yeterli
cevap alınamamışsa (Romatoid artrit için, DAS 28’de 0.6 puandan,
ankilozan spondilit için, BASDAİ’de 2 birimden daha az düzelme
olması, psöriatik artrit için, psöriatik artrit yanıt kriterlerine
“PSARC” göre yanıt alınamaması durumunda) ilaca devam edilmeyecektir.
Bu ürünler raporda belirtilmek koşuluyla, yukarıda belirtilen
şartlarda kombine olarak da kullanılabilir.
d) Psoriyazis vulgariste üniversite hastaneleri
ve eğitim ve araştırma hastanelerinde cilt hastalıkları uzman
hekiminin yer aldığı diğer hastalık modifiye edici ilaçlara
dirençli olduğunu, kullanılacak ilacın miktar ve süresini
belirten sağlık kurulu raporuna dayanılarak cilt hastalıkları
uzman hekimlerince yazılabilecektir.
e) Crohn hastalığında; diğer tedavilere cevap
vermeyen fistülize vakalarda hastalığın teşhisi, kullanılan
ilacın ismi, günlük kullanım dozu ve kullanım süresini belirten
iç hastalıkları veya genel cerrahi, uzmanlarının bulunduğu
sağlık kurulu raporuna dayanılarak sağlık tesislerinde klinik
koşullarda uygulanacaktır. Bu grup ilaçlar sağlık kurulu raporuna
dayanılarak iç hastalıkları, genel cerrahi uzmanlarınca reçete
edilir.
f) Leflunomid Kullanım İlkeleri; diğer hastalık
modifiye edici ilaçlarla kontrol altına alınamadığı veya bu
ilaçlara kontrendikasyonu olduğu belgelenmiş romatoid artritli
hastalarda iç hastalıkları, romatoloji, immünoloji veya fizik
tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimlerinden birinin yer aldığı
sağlık kurulu raporu ile verilebilir. Tedavinin devamında
reçete bu uzman hekimler tarafından düzenlenir. Raporda tedavinin
ne kadar süre devam edeceği, ilacın adı, dozu ve kullanım
süresi belirtilecektir.
g) Subkütan Metotreksat Kullanım İlkeleri;
romatoid artrit tanısında fizik tedavi ve rehabilitasyon,
romatoloji veya immünoloji (erişkin veya pediatrik) uzman
hekimlerinin en az birinin bulunduğu resmi sağlık kurumlarında
düzenlenecek sağlık kurulu raporuna dayanılarak, tüm hekimlerce
reçete edilebilecektir.
12.7.2.
Antidepresanlar ve Antipsikotiklerin Kullanım İlkeleri
a) Trisiklik ve tetrasiklik antidepresanlar
tüm hekimlerce yazılabilir.
Yeni nesil (SSRI, SNRI, SSRE, RIMA, NASSA gibi gruplara giren)
antidepresanlar, psikiyatri (erişkin ve çocuk), nöroloji
(erişkin ve çocuk), üroloji, kadın hastalıkları ve doğum,
dahiliye veya aile hekimliği uzman hekimleri tarafından veya
bu hekimlerden birinin çıkardığı ilaç kullanım raporuna
dayanılarak diğer hekimler tarafından yazılacaktır.
Yatan hastalarda, yatışı yapan ilgili uzman hekim
tarafından da tek kutu olarak reçete edilebilecektir.
b) Yeni nesil (atipik) antipsikotiklerin
(klozapin, olanzapin, risperidon, amisülpirid, ketiapin, ziprosidon,
aripiprazol) oral formları psikiyatri (erişkin ve çocuk) veya
nöroloji (erişkin ve çocuk) uzman hekimlerince, paranteral
formları ise yalnızca psikiyatri (erişkin ve çocuk) uzman
hekimlerince yazılır.
Yeni nesil (Atipik) antipsikotikler, en az bir psikiyatri
(erişkin ve çocuk) veya nöroloji (erişkin ve çocuk) uzman
hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporuna dayanılarak, diğer
hekimler tarafından da yazılabilir.
Yeni nesil (Atipik) antipsikotikler dışındaki antipsikotik
ilaçlar diğer hekimlerce de yukarıdaki kısıtlamalar olmaksızın
yazılabilir.
Acil hallerde, acil servislerde yeni nesil (atipik) antipsikotiklerin
parenteral formları (uzun salınımlı/depo etkili formları hariç)
tek doz olarak diğer hekimlerce klinik şartlarda kullanılabilir.
Demansta, atipik antipsikotik ilaçlar, psikiyatri, nöroloji
veya geriatri uzman hekimi tarafından veya bu hekimlerden
birinin bulunduğu resmi sağlık kurulu raporuna dayanılarak
diğer hekimlerce yazılacaktır.
c) Antidepresanlar ve antipsikotikler için
düzenlenecek raporda, hastanın tedavisinde kullanılacak ilaç
veya ilaçların; etken madde ismi, günlük kullanım dozu, ilacın
kullanılacağı süre belirtilecektir. Bu süre bir yılı aşamayacaktır.
12.7.3.
Aşı Uygulaması
Hayati önemi haiz olan zehirlenmelerde kullanılan antidotlar
(panzehirler) hekim tarafından hastanın reçetesine yazıldığında,
sağlık kurulu raporu aranmaksızın, bedellerinin tamamı hastanın
kurumunca ödenecektir.
Böbrek yetmezliği, kistik fibrozis, KOAH, kanser, HIV/AIDS
enfeksiyonu, splenektomi olanlar ve immünsupresif tedavi alan,
bağışıklık durumu olumsuz etkilendiği için enfeksiyon hastalıklarının
daha ağır seyrettiği yüksek riskli kişilerin bu durumlarını
belgeleyen sağlık kurulu raporu bulunması halinde reçete edilen
aşıların (Sağlık Bakanlığı Genişletilmiş Bağışıklama Programı
kapsamına dahil olan; kızamık, difteri, boğmaca, tetanoz,
hepatit B, polio ve BCG aşıları hariç (MMR ve HİB, Sağlık
Bakanlığı tarafından kapsama dahil edildiğinde hariç tutulacak)
bedeli kurumunca ödenir.
Bronşiyal astma, alerjik rinit, alerjik konjonktivit ve benzeri
atopik (akar) duyarlılığı olan hastaların tedavisinde kullanılması
immünoloji, çocuk hastalıkları, kulak burun boğaz, göz hastalıkları
veya göğüs hastalıkları uzman hekimlerinden birinin bulunduğu
sağlık kurulu raporu ile belgelendirilen hastalara bu uzmanlar
ve bunların bulunmadığı yerlerde dahiliye uzmanı veya aile
hekimince reçete edilen enjektabl yolla alınan alerji aşısı
bedeli, hasta katılım payı alınması kaydıyla ödenir. Alerji
aşılarının oral formları ödenmez. Medikal tedavi ve izlemin
3 ay yapılması sonrası laboratuar testlerine göre aşı uygulaması
tam teşekküllü resmi sağlık tesisinde ve öncelikle hastayı
alerji yönünden izleyen uzman hekimin kontrol ve sorumluluğunda,
bu hekimin bulunmaması durumunda yukarıda belirtilen branş
uzmanlarından biri tarafından yapılacaktır. Tedavi arı venom
alerjisi hariç 5 yılı geçemez. Arı venomları sağlık kurulu
raporu ile yukarıda belirtilen şartlardaki hekimler tarafından
reçete edilebilir.
Grip aşıları için; 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile yaşlı
bakımevi ve huzurevinde kalan kişilerin durumlarını belgelendirmeleri
halinde sağlık kurulu raporu aranmaksızın, astım dahil kronik
pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin
ve çocuklar, diabetes mellitus dahil herhangi bir kronik metabolik
hastalığı, renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi veya immünsupresif
olan erişkin ve çocuklar ile 6 ay–18 yaş arasında olan ve
uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanların hastalıklarını
belirten heyet raporuna istinaden, uzman hekimlerce reçete
edildiğinde aşıların bedelleri kurumlarınca yılda bir defaya
mahsus olmak üzere ödenir.
Pnömokok aşısı 2 yaş üstü çocuklarda ve erişkinlerde astım
dahil kronik pulmoner ve kardiyovasküler sistem hastalığı
olan erişkin ve çocuklar, diabetes mellitus dahil herhangi
bir kronik metabolik hastalığı, renal disfonksiyonu, hemoglobinopatisi,
splenektomisi olan veya splenektomi planlanan olgularda proflaksi
amacıyla veya immünsupresif olan erişkin ve çocuklar ile 6
ay–18 yaş arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan
çocuk ve adolesanların hastalıklarını belirten heyet raporuna
istinaden tüm hekimlerce reçete edildiğinde aşıların bedelleri
kurumlarınca 5 yılda bir ödenir.
Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan aşı bedelleri ödenmeyecektir.
Sağlık Bakanlığı, UNICEF ile yapacağı protokol kapsamında
aşı ve serum temin edebilir, bu aşı ve serumları ücretsiz
olarak halka uygular.
Bu maddede bahsi geçen splenektomiler medikal, cerrahi ve
otosplenektomileri kapsamaktadır.
12.7.4.
Rasburicase Kullanım İlkeleri
Myeloablatif dozda çoklu
ajanlı kemoterapi uygulanan, tümör yükü olan hematolojik maligniteli,
urikoliz ve hidrasyon tedavisine rağmen böbrek fonksiyonları
bozulmuş (kreatin > 2 mg/dl, kreatin klerensi < 50 ml/dakika)
ve urikolizin kontrendike olduğu hastalarda prospektüs şartlarına
(en fazla 5 günlük tedavi) göre yatan hastalarda kullanılır.
Pediatrik veya erişkin hematoloji, onkoloji veya nefroloji
uzman hekimleri tarafından çıkartılmış ilaç raporu doğrultusunda
bu uzmanlardan birinin yazdığı reçeteye göre, raporda laboratuar
sonuçlarının yer alması kaydıyla geri ödenir.
12.7.5.
Botulismus Toksini Tip A
a) Botulismus toksini, ancak
organik nedenleri ekarte edilmiş ve tıbbi tedaviye cevap vermeyen
olgularda, bu durumu belirten ve kullanılacak ilacın dozuyla,
kullanım süresini içeren üniversite hastaneleri, eğitim ve
araştırma hastanelerinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporuna
dayanılarak aşağıda belirtilen branş uzmanlarınca;
- Göz adalesi fonksiyon felçleri bozuklukları
- Blefarospazm
- Hemifasiyal spazm
- Servikal distoni (spazmodik tortikollis)
- EMG esnasında uygulanacak fokal distoni
- Erişkinlerde inme sonrası gözlenen fokal spastisite
olgularında yalnızca üniversite hastaneleri, eğitim ve araştırma
hastanelerinde ve belirtilen uzmanların olduğu erişkin veya
çocuk spastisite dal hastanelerinde kullanılabilecektir.
Reçeteler uygulamayı yapacak göz hastalıkları, nöroloji veya
fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimleri tarafından
düzenlenecektir.
b) Pediatrik Serebral Palside Botulismus
Toksini Kullanımı
- Yalnızca üniversite hastaneleri ile eğitim hastanelerinde
ve belirtilen uzmanların bulunduğu erişkin veya çocuk spastisite
dal hastanelerinde araştırma hastanelerinde olmak şartıyla,
- 10 yaşa kadar; sistemik hastalığı, kemiksel deformite, kanama
diyatezi, fikst kontroktür olmayan hastalarda en fazla iki
adaleye uygulanmak üzere,
- Ortopedi, fizik tedavi ve rehabilitasyon, pediatrik nöroloji
veya çocuk hastalıkları uzmanı hekimlerinin katılımıyla oluşturulacak
sağlık kurulu raporuna dayanılarak,
- Tedaviden yarar görüp tekrarı düşünülen hastalarda 6 ay
sonra yeni bir rapor düzenlenerek en fazla iki uygulama,
- Tek seansta botoks için toplam 300 üniteyi, dysport için
1000 üniteyi aşmamak üzere,
yapılacaktır.
12.7.6.
Büyüme Hormonu Kullanım Esasları
Büyüme hormonu ile tedaviye başlanabilmesi çocuk endokrinoloji/endokrinoloji
dallarından veya bu dalın uzmanları bulunan hastanelerin ilgili
bölümlerinden alınacak sağlık kurulu raporuna bağlıdır. Bu
sağlık kurulu raporu, hastanın –hastalığın adı, ilacın adı
ve dozu, uygulama planı ve süresi ile hastayı tedavi eden
birimin ve uzman hekimin adını da ayrıca kapsar. Bu sağlık
kurulu raporu, en fazla bir yıl süreyle geçerli olacak hastanın
yaşı ve fiziki boy uzunluğu bu rapora yazılacaktır.
İlaçlar ilgili uzman hekim (Endokrinoloji/çocuk endokrinoloji)
tarafından günlük doz miktarı ve bir kutunun kaç günlük doza
tekabül ettiği belirtilmek suretiyle en fazla 3’er aylık dozlar
halinde reçeteye yazılır ve yazılan ilaç miktarı doktorun
ismi, diploma numarası ve imzası ile birlikte sağlık karnesine
işlenir.
A)
Çocuklarda;
Tedaviye başlanabilmesi için hastanın ilgili uzman hekim tarafından
en az 6 ay süreyle büyüme hızı izlendikten sonra; büyümeyi
etkileyen sistematik bir hastalığı veya beslenme bozukluğu
olmayan hastalarda;
1- Yıllık büyüme hı |